Havadis | Yaşam | Gaziantep’te Bilim Rüzgarı: Geleceğin İbn-i Haldunları ve Farabileri Sahneye Çıktı

Gaziantep’te Bilim Rüzgarı: Geleceğin İbn-i Haldunları ve Farabileri Sahneye Çıktı

Üç kıtadan gelen genç beyinler, 8. Uluslararası Türk Dünyası Bilim ve Kültür Şenliği için Gaziantep’te buluştu. Bini aşkın başvuru arasından seçilen 142 özgün proje, teknoloji dünyasında pazar değil üretici olma vizyonuyla görücüye çıktı.

Üç kıtadan gelen genç beyinler, 8. Uluslararası Türk Dünyası Bilim ve Kültür Şenliği için Gaziantep’te buluştu. Bini aşkın başvuru arasından seçilen 142 özgün proje, teknoloji dünyasında pazar değil üretici olma vizyonuyla görücüye çıktı.

Gaziantep’te Bilim Rüzgarı: Geleceğin İbn-i Haldunları ve Farabileri Sahneye Çıktı
KAYNAK: İhlas Haber Ajansı

Gaziantep, sadece bir şehir değil, aynı zamanda Türk dünyasının bilimsel geleceğini inşa edecek genç yeteneklerin buluşma noktası haline geldi. Kamil Ocak Spor Salonu, üç kıtadan gelen öğrencilerin heyecanına ve ürettikleri teknolojik çözümlere ev sahipliği yapıyor. 8. Uluslararası Türk Dünyası Bilim ve Kültür Şenliği kapsamında, bini aşkın başvuru arasından titizlikle seçilen projeler, 142 farklı stantta ziyaretçilerin ve jüri üyelerinin beğenisine sunuldu. Bu organizasyon, gençlerin sadece teorik bilgiyle değil, pratik üretim becerileriyle de donatılmasını hedefleyen kapsamlı bir platform olarak öne çıkıyor.

Teknoloji Üretiminde Yeni Bir Vizyon

Şenliğin açılışında konuşan Gaziantep Büyükşehir Belediye Başkanı Fatma Şahin, gençlere yönelik çarpıcı bir mesaj verdi. Türkiye’nin teknoloji dünyasında sadece tüketen bir pazar olmaktan çıkıp, geliştiren ve üreten bir güç haline gelmesi gerektiğini vurgulayan Şahin, yapay zeka ve büyük veri gibi kritik alanlarda yerli üretimin önemine dikkat çekti. Şahin, gençleri günümüzün Bilge Kağanları olarak nitelendirerek, onların İbn-i Haldun, Farabi ve Ali Kuşçu gibi medeniyetimizin köşe taşlarının izinden gitmeleri gerektiğini belirtti. Gaziantep’in tarihsel derinliğine atıfta bulunan Başkan Şahin, şehri yeniden bir bilim ve kültür merkezi olan Buhara gibi konumlandırma hedefini paylaştı.

Sınırları Aşan Bir Gönül Coğrafyası

Organizasyonun sadece bilimsel bir yarışma olmadığını belirten Türk Dünyası Çocuk Vakfı Mütevelli Heyeti Başkanı ve Merkez Valisi Güngör Azim Tuna, etkinliğin kültürel bağları güçlendiren bir köprü vazifesi gördüğünü ifade etti. Kazakistan’dan Filistin’e, Bosna Hersek’ten Çad ve Mısır’a kadar geniş bir coğrafyadan gelen öğrencilerin bir araya gelmesi, Türk-İslam medeniyetinin uzandığı her noktanın bir gönül coğrafyası olduğunu kanıtlar nitelikte. Vali Yardımcısı Abdullah Şen ise bu tür bilim odaklı buluşmaların, Türk dünyasının ihtiyaç duyduğu birlik ve beraberlik ruhunu pekiştirdiğini dile getirerek, gençlerin emeklerini takdirle karşıladıklarını belirtti.

Yarışmadan Öte Bir Öğrenme Deneyimi

Şenliğin koordinatörlüğünü üstlenen Prof. Dr. Mustafa Böyükata, sürecin öğrenciler üzerinde bir baskı unsuru oluşturmaması gerektiğinin altını çizdi. Jüri üyelerinin stant ziyaretlerini bir sınavdan ziyade bir okul havasında gerçekleştirdiğini belirten Böyükata, seçilen projelerin zaten başlı başına büyük bir başarı hikayesi olduğunu vurguladı. Başvuruların ancak yüzde 15’lik bir kısmının sergilenmeye hak kazandığı bu süreçte, öğrenciler üç gün boyunca bilim atölyeleri, söyleşiler ve kültürel etkinliklerle dolu bir program yaşayacak. 28 Ekim’de düzenlenecek ödül töreniyle sona erecek olan şenlik, gençlerin bilimsel meraklarını beslemeye ve onları geleceğin teknoloji üreticileri olarak hazırlamaya devam ediyor.

Yorumlar
Yorum yazma kurallarını okumuş ve kabul etmiş sayılırsınız