Havadis | Yaşam | Gebze'de zehir saçan dere: Çocukluğumuzun temiz suları artık kimyasal atık yuvası oldu

Gebze'de zehir saçan dere: Çocukluğumuzun temiz suları artık kimyasal atık yuvası oldu

Kocaeli'nin Gebze ilçesinde bulunan Elmacık Deresi'nde aylardır süregelen köpüklenme, renk değişimi ve ağır koku sorunu mahalle sakinlerini isyan ettirdi. Bölgedeki sanayi tesislerinin arıtılmamış atıklarını dereye boşalttığını iddia eden vatandaşlar, yetkililerden kalıcı bir çözüm bekliyor.

Kocaeli'nin Gebze ilçesinde bulunan Elmacık Deresi'nde aylardır süregelen köpüklenme, renk değişimi ve ağır koku sorunu mahalle sakinlerini isyan ettirdi. Bölgedeki sanayi tesislerinin arıtılmamış atıklarını dereye boşalttığını iddia eden vatandaşlar, yetkililerden kalıcı bir çözüm bekliyor.

Gebze'de zehir saçan dere: Çocukluğumuzun temiz suları artık kimyasal atık yuvası oldu
KAYNAK: İhlas Haber Ajansı

Kocaeli’nin Gebze ilçesi Tavşanlı Mahallesi Değirmenaltı Sokak sınırları içerisinden geçen Elmacık Deresi, uzun süredir devam eden çevre kirliliği ile gündemdeki yerini koruyor. Bölge sakinlerinin defalarca yaptığı şikayetlere rağmen, deredeki köpüklenme, rahatsız edici ağır koku ve suyun rengindeki belirgin değişimler bir türlü sona ermedi. Yıllar önce çocukların su içtiği, doğanın canlılığını koruduğu bu su kaynağı, bugün sanayi atıklarının yarattığı bir kirlilik tehdidiyle karşı karşıya kalmış durumda. Mahalle halkı, bu durumun sadece görsel bir kirlilik değil, aynı zamanda ciddi bir sağlık riski oluşturduğuna dikkat çekiyor.

Sanayi atıklarıyla gelen sessiz felaket

Bölgede yaşayan Rıdvan Güvenç, derenin mevcut durumunu bir zehirlenme süreci olarak tanımlıyor. Güvenç, çevredeki çeşitli geri dönüşüm tesislerinin, fabrikaların ve sanayi kuruluşlarının arıtma sistemlerini çalıştırmadan atık sularını doğrudan dere yatağına boşalttığını öne sürüyor. Pelitli, Tavşanlı, Gebze ve İMES gibi bölgelerden gelen suların birleştiği bu noktada, kimyasal maddelerin dereyi adeta bir atık kanalına dönüştürdüğü belirtiliyor. Güvenç, yaptığı ihbarların ve resmi başvuruların ardından kendisine verilen cevapların hep aynı olduğunu, yetkililerin takipte olduklarını söylemelerine rağmen sahada somut bir iyileşme gözlemlenmediğini ifade ediyor.

Bir vatandaşın çaresizliği ve haklı isyanı

Kirliliğe karşı yürüttüğü mücadele sırasında birçok zorlukla karşılaştığını belirten Rıdvan Güvenç, yaşadığı süreci şu sözlerle özetliyor: Bu dereye fabrikatörler, zenginler ve geri dönüşüm tesisleri kimyasal atık bırakıyor. Ben elimden geleni yapıyorum, ihbar ediyorum, basına veriyorum ancak baş edemiyorum. Her birimi aradığımda bana geliyoruz, kontrol ediyoruz, takip ediyoruz diyorlar ama hiçbir şey yapılmıyor. Yazık değil mi? Bu köy zehirleniyor. Bizim çocukluğumuzda su içtiğimiz dereler köpürüyor, kimyasal akıyor, değişik maddeler, değişik renkler derenin üzerinde. Biz mi ölelim? Bizim çocuklarımız mı ölsün? Bu köyde yaşayan insanlar mı ölsün?

Çevre aktivisti değil, endişeli bir ebeveyn

Kendisine sosyal medyada çevre aktivisti denilmesine karşı çıkan Güvenç, tek motivasyonunun ailesini ve çevresini korumak olduğunu vurguluyor. Ben çevre aktivisti değilim, çevresini, çoluğunu, çocuğunu düşünen bir vatandaşım diyen Güvenç, derenin bir an önce temizlenmesi ve bu vicdansızca kirliliğin durdurulması için çağrıda bulunuyor. Paylaşımları nedeniyle çeşitli sıkıntılar yaşadığını ancak yılmadığını belirten mahalle sakini, derenin temizlenmesi ve atık boşaltımının tamamen durdurulması dışında başka bir talebi olmadığını dile getiriyor. Bölge halkı, doğanın ve yaşam alanlarının daha fazla zarar görmemesi adına yetkililerden acil ve kalıcı bir müdahale bekliyor.

Yorumlar
Yorum yazma kurallarını okumuş ve kabul etmiş sayılırsınız