Niğde Ömer Halisdemir Üniversitesi, iklim değişikliğiyle mücadele ve sürdürülebilir bir gelecek vizyonu doğrultusunda önemli bir etkinliğe sahne oldu. Şehit Ömer Halisdemir Kongre ve Kültür Merkezi'nde düzenlenen COP31 Niğde Simülasyonu, akademisyenlerin ve öğrencilerin çevre dostu projelerini kamuoyuyla paylaştığı bir platforma dönüştü. İklim krizinin etkilerini azaltmayı hedefleyen bu çalışmalar, sadece teorik birer araştırma olmanın ötesine geçerek, somut çözüm önerileriyle dikkat çekiyor. Etkinlik kapsamında tanıtılan projeler, kentsel dönüşümden tarımsal verimliliğe kadar pek çok alanda yenilikçi yaklaşımlar sunuyor.
Afetlere karşı akıllı kentsel yazılım
Etkinliğin en dikkat çeken projelerinden biri, doğal afetlere ve iklim değişikliğine karşı daha güvenli yaşam alanları oluşturmayı hedefleyen kentsel yazılım sistemi oldu. Harita Mühendisliği Bölümü yüksek lisans öğrencisi Asiye Nur Şimşek tarafından TÜBİTAK 1001 projesi kapsamında geliştirilen bu sistem, Coğrafi Bilgi Sistemleri (CBS) altyapısını kullanıyor. Şimşek, yazılımın temel amacının vatandaşları kentsel dönüşüm süreçlerine daha aktif bir şekilde dahil etmek ve yerel yönetimlerin karar alma mekanizmalarını veri odaklı bir şekilde desteklemek olduğunu vurguladı. Bu dijital çözüm, şehirlerin afetlere karşı direncini artırmayı ve daha yaşanabilir bir kentsel doku oluşturmayı hedefliyor.
Kenevirin inşaat sektöründeki ekolojik dönüşümü
Yapı malzemeleri alanında ise iklim değişikliğine karşı dayanıklılığı artırmaya yönelik oldukça özgün bir çalışma öne çıktı. Niğde Teknik Bilimler Meslek Yüksekokulu İnşaat Bölümü öğrencileri ve Dr. Öğr. Üyesi Şeyda Adıgüzel tarafından geliştirilen kenevir esaslı ekolojik beton bloklar, düşük gömülü karbon emisyonu ile çevreci bir alternatif sunuyor. Malzemenin dış yüzeyinin titanyum dioksitle kaplanması, beton blokların yüksek sıcaklık, nem değişimleri ve ultraviyole ışınlarına karşı direncini artırıyor. Bu çalışma, inşaat sektöründe karbon ayak izini düşürürken, aynı zamanda iklim değişikliğinin yapı malzemeleri üzerindeki yıpratıcı etkilerini minimize etmeyi amaçlıyor.
Tarımsal atıklardan akıllı sulama sistemlerine
Sürdürülebilir tarım uygulamaları da etkinlikte geniş yer buldu. Ulukışla Meslek Yüksekokulu Öğretim Görevlisi Hatice Nur Kılıç, TÜBİTAK 1002 projesi kapsamında tarımsal atıkların hayvan beslemede değerlendirilmesi üzerine bir çalışma yürüttü. Elma ve domates posası ile lahana yapraklarının kepek ve saman gibi katkı maddeleriyle silolanarak hayvan yemi haline getirilmesi, atık yönetimi açısından büyük önem taşıyor. Öte yandan, bilinçsiz sulamanın önüne geçmek için geliştirilen akıllı sulama projesi ise çiftçilerin sisteme yüklediği fotoğraflar üzerinden bitkilerin su ihtiyacını analiz ediyor. Bu sayede, su kaynaklarının daha verimli kullanılması ve tarımsal üretimde sürdürülebilirliğin sağlanması hedefleniyor. Akademisyenler ve öğrenciler, bu projelerle doğal kaynakların korunması ve iklim değişikliğine dayanıklı bir gelecek inşa edilmesi için kararlı adımlar atıyor.