Havadis | Yaşam | Gündelik hayatta kekeliyor, minberde ise bülbül gibi şakıyor: İmamın sırrı görenleri hayrete düşürüyor

Gündelik hayatta kekeliyor, minberde ise bülbül gibi şakıyor: İmamın sırrı görenleri hayrete düşürüyor

Eskişehir'de üç yıldır vekil imamlık yapan Veysel Karani Karaer, günlük konuşmalarında yaşadığı kekemelik sorununa rağmen Kur'an-ı Kerim ve duaları okurken gösterdiği kusursuz performansla cemaati şaşkına çeviriyor.

Eskişehir'de üç yıldır vekil imamlık yapan Veysel Karani Karaer, günlük konuşmalarında yaşadığı kekemelik sorununa rağmen Kur'an-ı Kerim ve duaları okurken gösterdiği kusursuz performansla cemaati şaşkına çeviriyor.

Gündelik hayatta kekeliyor, minberde ise bülbül gibi şakıyor: İmamın sırrı görenleri hayrete düşürüyor
KAYNAK: İhlas Haber Ajansı

Eskişehir'in Tepebaşı ilçesinde bulunan Yayla Camii'nde üç yıldır vekil imam hatip olarak görev yapan Veysel Karani Karaer, sergilediği sıra dışı durumla dikkatleri üzerine çekiyor. Günlük yaşamında ikili diyaloglar sırasında konuşmakta zorlanan ve kekemelik yaşayan Karaer, söz konusu Kur'an-ı Kerim tilaveti veya dua okumak olduğunda ise hiçbir takılma yaşamadan akıcı bir şekilde görevini yerine getiriyor. Bu durum, cami cemaati ve çevresindeki vatandaşlar tarafından büyük bir hayretle karşılanırken, bazıları imamın bu yeteneğini taklit sanacak kadar şaşkınlık yaşıyor.

İlahi bir lütuf olarak görüyor

Karaer, yaşadığı bu durumu bir eksiklik olarak değil, Allah'ın kendisine sunduğu bir lütuf olarak tanımlıyor. Lise yıllarında kendisini ifade etmekte çok daha büyük zorluklar çektiğini ve o dönemlerde konuşabilmek için elini dizine vurarak destek aldığını belirten Karaer, zamanla bu durumun azaldığını ifade ediyor. Ancak günlük konuşmalarındaki zorluk, minberde veya mihrapta tamamen ortadan kalkıyor. Cuma hutbelerini Türkçe okurken ya da vaaz verirken hiçbir problem yaşamayan imam, bu durumu manevi bir güçle açıklıyor.

Dedesiyle başlayan cami serüveni

İmamlık mesleğine olan tutkusunun kökleri ise çocukluk yıllarına, dedesi Musa Karaer ile olan bağına dayanıyor. Okuma yazmayı dahi dedesinden öğrenen Karaer, cami kültürünü ve din hizmetlerini yine onun rehberliğinde benimsediğini anlatıyor. Henüz 7-8 yaşlarındayken dedesinin elinden tutarak camiye giden ve orada ezan okumayı, Kur'an-ı Kerim'i öğrenen Karaer için dedesinin vefatı hayatındaki en büyük kırılma noktalarından biri olmuş. Küçük yaşta yaşadığı bu derin acı ve korkunun, bugünkü kekemeliğinin başlangıcı olduğunu belirten Karaer, dedesinin üzerindeki emeğinin asla ödenemeyeceğini vurguluyor.

Taklit iddialarına net cevap

Cemaat arasında zaman zaman kendisini sorgulayan ve taklit yaptığını düşünen vatandaşlarla karşılaştığını belirten Veysel Karani Karaer, bu iddialara net bir dille yanıt veriyor. İnsanların, vaaz verirken veya hutbe okurken son derece akıcı konuşan birinin, normal hayatta neden kekelediğini anlamakta güçlük çektiğini belirten Karaer, bunun asla bir oyun veya kandırmaca olmadığını ifade ediyor. Geçmiş yıllarda katıldığı Kur'an-ı Kerim yarışmalarında elde ettiği başarılarla da yeteneğini kanıtlayan Karaer, bu durumun taklit edilebilecek bir husus olmadığını, tamamen doğal bir süreç olduğunu dile getiriyor. İmam, günlük hayattaki zorluklarına rağmen camideki görevini büyük bir aşkla sürdürmeye devam ediyor.

Yorumlar
Yorum yazma kurallarını okumuş ve kabul etmiş sayılırsınız