Havadis | Yaşam | İzmir Fuarı'nda şaşırtan yüzleşme: Doğaya bıraktığınız izin farkında mısınız?

İzmir Fuarı'nda şaşırtan yüzleşme: Doğaya bıraktığınız izin farkında mısınız?

95. İzmir Enternasyonal Fuarı, ziyaretçilerine sadece eğlence değil, yaşam tarzlarının gezegen üzerindeki etkisini sorgulatan bir ayna tutuyor. Avrupa Birliği destekli proje kapsamında kurulan stantta, vatandaşlar karbon ayak izlerini ölçerek daha sürdürülebilir bir geleceğin kapılarını aralıyor.

95. İzmir Enternasyonal Fuarı, ziyaretçilerine sadece eğlence değil, yaşam tarzlarının gezegen üzerindeki etkisini sorgulatan bir ayna tutuyor. Avrupa Birliği destekli proje kapsamında kurulan stantta, vatandaşlar karbon ayak izlerini ölçerek daha sürdürülebilir bir geleceğin kapılarını aralıyor.

İzmir Fuarı'nda şaşırtan yüzleşme: Doğaya bıraktığınız izin farkında mısınız?
KAYNAK: İhlas Haber Ajansı

95. İzmir Enternasyonal Fuarı, bu yıl ziyaretçilerini alışılagelmiş fuar deneyiminin ötesine taşıyarak, bireysel yaşam tercihlerinin doğa üzerindeki somut etkilerini gözler önüne seren bir farkındalık merkezine dönüştü. İzmir Büyükşehir Belediyesi tarafından Avrupa Birliği projesi kapsamında Ekolojik Yaşamı Destekleme Derneği iş birliğiyle hayata geçirilen çalışma, katılımcıların günlük alışkanlıklarının çevreye bıraktığı izi bilimsel verilerle ortaya koyuyor. Fuar alanında kurulan özel stantta, ziyaretçiler yaklaşık 40 sorudan oluşan kapsamlı bir web tabanlı test aracılığıyla karbon ayak izlerini hesaplama imkanı buluyor. Gıda tüketiminden ulaşım tercihlerine, alışveriş alışkanlıklarından ev içi yaşam biçimine kadar geniş bir yelpazede değerlendirilen bu test, katılımcılara sadece bir rakam sunmakla kalmıyor, aynı zamanda daha sürdürülebilir bir yaşam için kişiye özel pratik çözüm önerileri de getiriyor.

Hedef 2030: Karbon Ayak İzini Düşürmek

Sürdürülebilirlik ve Kent Stratejileri Şube Müdürü Emre Uysal, bu çalışmanın temel amacının sadece bir ölçüm yapmak değil, vatandaşların günlük rutinlerinde yapabilecekleri küçük değişikliklerin büyük etkilerini göstermek olduğunu vurguluyor. Uysal, PSLifestyle programı üzerinden gerçekleştirilen bu analizlerin, Türkiye ve dünya ortalamalarıyla kıyaslanarak kişilere somut bir geri bildirim sağladığını belirtiyor. Türkiye'nin mevcut karbon ayak izi ortalamasının yaklaşık 4 bin 500 karbondioksit eşdeğeri (CO2e) seviyesinde olduğunu ifade eden Uysal, 2030 yılı için hedeflenen değerin ise 2 bin 500 CO2e olduğunu hatırlatıyor. Fuar alanındaki ölçümlerde vatandaşların puanlarının genellikle 5 bin ile 6 bin CO2e aralığında seyretmesi, bireysel düzeyde atılması gereken daha çok adım olduğunu kanıtlıyor. Uysal, hedeflenen değerin altında kalanların doğayla daha uyumlu bir yaşam sürdüğünü belirterek, bu farkındalığın toplumsal bir dönüşümün ilk adımı olduğunu ifade ediyor.

Küçük Adımlarla Büyük Değişimler Mümkün

Karbon ayak izini azaltmanın imkansız olmadığını, aksine günlük hayatta yapılacak basit tercihlerle mümkün olduğunu belirten uzmanlar, özellikle ulaşım ve tüketim alışkanlıklarına dikkat çekiyor. Otomobil yerine toplu taşıma veya bisiklet kullanımının tercih edilmesi, ihtiyaç fazlası ürün alımından kaçınılması, gıda israfının önlenmesi ve organik atıkların kompost yöntemiyle toprağa kazandırılması gibi adımlar, bireysel karbon ayak izini düşürmede kritik rol oynuyor. Özellikle serpme kahvaltı gibi israfa yol açan tüketim alışkanlıklarının gözden geçirilmesi gerektiği vurgulanırken, fuar ziyaretçileri de bu verilerle yüzleşmenin şaşkınlığını yaşıyor. Kendi karbon ayak izini ölçen vatandaşlar, Türkiye ortalamasının üzerinde çıkan sonuçlar karşısında daha bilinçli bir yaşam tarzı benimseme konusunda kararlılıklarını dile getiriyor. Bazı katılımcılar, uçak seyahatlerinin veya günlük tüketim tercihlerinin çevreye olan etkisini ilk kez bu kadar net bir şekilde fark ettiklerini belirtiyor.

Gelecek Nesillere Temiz Bir Dünya Mirası

Fuar alanındaki farkındalık çalışması, sadece yetişkinleri değil, çocukların çevre bilincini de kapsıyor. Okul öncesi öğretmeni Canan Özgün gibi katılımcılar, evlerinde ve sınıflarında geri dönüşüm alışkanlıklarını bir yaşam biçimi haline getirdiklerini, plastik ve cam atıklarını ayrıştırarak doğaya katkı sağladıklarını paylaşıyor. Bu bilinçli tutumun test sonuçlarına da olumlu yansıdığı gözlemleniyor. Öte yandan, stantta sürdürülebilirlik sadece teorik olarak anlatılmıyor; eski reklam brandalarının cüzdan ve kalemlik gibi işlevsel ürünlere dönüştürülmesiyle somut bir uygulama örneği de sergileniyor. Karbon ayak izi ölçümüne katılan ve düşük puan alan ziyaretçilere hediye edilen bu geri dönüştürülmüş ürünler, atıkların nasıl yeniden ekonomiye kazandırılabileceğini gösteriyor. Hülya Gacar gibi duyarlı vatandaşlar, kendi mahallelerinde başlattıkları çalışmalarla bu bilinci yaymaya çalışırken, herkesin aynı sorumluluk duygusuyla hareket etmesi gerektiğine inanıyor.

Yorumlar
Yorum yazma kurallarını okumuş ve kabul etmiş sayılırsınız