Havadis | Yaşam | Karanlığın içinde yükselen ezgiler: 34 yıllık azim hikayesi

Karanlığın içinde yükselen ezgiler: 34 yıllık azim hikayesi

Henüz 10 yaşındayken geçirdiği kaza sonucu dünyası kararan İsmail Babat, hiç görmediği bağlamayı tutkuyla öğrenerek bugün kendi gibi engelli bireylere umut ışığı oluyor.

Henüz 10 yaşındayken geçirdiği kaza sonucu dünyası kararan İsmail Babat, hiç görmediği bağlamayı tutkuyla öğrenerek bugün kendi gibi engelli bireylere umut ışığı oluyor.

Karanlığın içinde yükselen ezgiler: 34 yıllık azim hikayesi
KAYNAK: İhlas Haber Ajansı

Şırnak’ın Uludere ilçesinde yaşayan 44 yaşındaki İsmail Babat, hayatın karşısına çıkardığı en büyük zorlukları sanatın iyileştirici gücüyle aşmayı başardı. Henüz 10 yaşındayken geçirdiği trajik bir kaza sonucu görme yetisini kaybeden Babat, o günden sonra yaşamını karanlıkta sürdürmek zorunda kaldı. Ancak o, fiziksel engelinin hayatını kısıtlamasına izin vermedi. Bir öğretmeninin tavsiyesiyle hayatına giren bağlama, onun için sadece bir müzik aleti değil, aynı zamanda hayata tutunma biçimi oldu. O güne kadar ne gördüğü ne de dokunduğu bu enstrüman, Babat’ın geleceğini şekillendiren en önemli unsur haline geldi.

Zorlu yollar ve sarsılmaz bir irade

Bağlama öğrenme tutkusu, Babat’ı her türlü zorluğa göğüs germeye itti. Eğitim alabilmek için haftanın iki günü, kar kış demeden yaklaşık 30 kilometrelik yolu yürümek zorunda kaldı. Yolculukları sırasında sık sık kaybolmasına ve fiziksel olarak yorulmasına rağmen, içindeki müzik aşkı bir an olsun sönmedi. Başlangıçta hocasının kendisine karşı temkinli yaklaşımına rağmen, sergilediği kararlılık ve azim sayesinde kursa kabul edildi. Babat, bu süreci anlatırken asıl engelin fiziksel değil, zihinlerdeki önyargılar olduğunu vurguluyor. Ona göre, bir insan gerçekten hevesli olduğunda aşamayacağı hiçbir engel bulunmuyor.

Karanlıktan aydınlığa uzanan nota köprüsü

Bugün İsmail Babat, yıllar önce çıktığı bu zorlu yolculuğun meyvelerini topluyor. Kazandığı tecrübeyi kendisi gibi görme engelli olan öğrencilerine aktaran Babat, onlara sadece bağlama çalmayı değil, aynı zamanda hayata karşı nasıl dik durulacağını da öğretiyor. Öğrencilerinden Ahmet Bulut, bu eğitim sürecinin ne kadar meşakkatli olduğunu dile getiriyor. Doğuştan görme engelli olan Bulut, bazen tek bir nota üzerinde saatlerce çalıştıklarını, ancak Babat’ın rehberliği sayesinde bu zorlukları aştıklarını belirtiyor. Görme engelli bireylerin öğrenme sürecinde daha fazla efor sarf etmesi gerektiğini ifade eden Bulut, normal bir insanın bir saatte öğrendiğini, kendilerinin iki saatlik yoğun bir çalışmayla başardıklarını ifade ediyor.

Engelleri aşan bir yaşam felsefesi

İsmail Babat ve öğrencisi Ahmet Bulut, sadece müzik üretmiyor; aynı zamanda toplumdaki engelli bireylere karşı bakış açısını da değiştiriyor. Onların bağlamaya olan tutkuları ve verdikleri mücadele, çevresindeki birçok insan için ilham kaynağı olmaya devam ediyor. Babat, 34 yıl önce yaşadığı o büyük acıdan sonra, bugün bağlamanın tellerinde bulduğu huzuru ve başarıyı başkalarıyla paylaşmanın mutluluğunu yaşıyor. Her bir nota, onların karanlığı aşarak aydınlığa ulaşma çabalarının birer nişanesi olarak Uludere’nin dağlarında yankılanıyor. Bu ikili, azmin ve inancın, fiziksel engellerin çok ötesinde bir güç olduğunu kanıtlıyor.

Yorumlar
Yorum yazma kurallarını okumuş ve kabul etmiş sayılırsınız