Samsun'un Ladik ilçesine bağlı Tüfekçidere Mahallesi'nde bulunan Ambar Deresi havzasında, bölge halkının uzun süredir yaşadığı taşkın endişesini ortadan kaldırmak için başlatılan ıslah çalışmaları hız kesmeden devam ediyor. Tarım ve Orman Bakanlığı Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü tarafından yürütülen bu kritik proje, hem yerleşim alanlarını hem de verimli tarım arazilerini olası su baskınlarına karşı güvence altına almayı hedefliyor. Bölgedeki dere yatağının güvenli hale getirilmesi için yürütülen hummalı çalışmalar, mühendislik standartlarına uygun olarak titizlikle sürdürülüyor.
Duvar imalatında büyük mesafe kat edildi
Proje kapsamında toplam bin 400 metre uzunluğa sahip olan dere yatağının büyük bir kısmı şimdiden koruma altına alındı. Yapılan teknik incelemeler ve saha çalışmaları neticesinde, dere yatağının bin 100 metrelik bölümünde duvar imalatı başarıyla tamamlanmış durumda. Bu duvarlar, suyun debisinin yükseldiği dönemlerde çevredeki yaşam alanlarına taşmasını engelleyerek güvenli bir akış hattı oluşturulmasını sağlıyor. Ekipler, kalan kısımlardaki çalışmaları da en kısa sürede bitirmek için yoğun bir mesai harcıyor.
Menfez ve yapısal önlemlerle tam koruma
Dere yatağının akış kapasitesini artırmak ve suyun kontrollü bir şekilde tahliyesini sağlamak amacıyla planlanan 15 menfezden 9'unun yapımı tamamlandı. Bir menfezde ise tabliye döküm aşamasına gelinerek önemli bir eşik daha aşıldı. Bununla birlikte, projenin bütünlüğünü sağlamak adına 2 adet tersip bendi ve 1 adet ıslah sekisi inşa edilmesi planlanıyor. Bu yapısal önlemler, dere yatağının fiziksel güvenliğini artırarak taşkınların yerleşim yerleri ve tarım arazilerinde oluşturabileceği olası zararları minimize etmeyi amaçlıyor.
Samsun genelinde taşkın kontrolü sürüyor
DSİ ekipleri, sadece Ambar Deresi'nde değil, Samsun'un genelinde ve diğer ilçelerinde de taşkın kontrolü ile dere ıslah çalışmalarını kararlılıkla sürdürüyor. Bölgenin coğrafi yapısı göz önünde bulundurularak hazırlanan bu projeler, iklim değişikliği ve ani yağışların etkilerine karşı yerel halkın can ve mal güvenliğini korumak için büyük önem taşıyor. Çalışmaların tamamlanmasıyla birlikte, bölgedeki tarımsal üretimin daha güvenli bir ortamda devam etmesi ve yerleşim yerlerinin taşkın riskinden arındırılması hedefleniyor.