Mersin genelinde üç gün boyunca etkisini sürdüren şiddetli yağışlı hava, kentin hem sosyal yaşamını hem de doğal yapısını derinden etkiledi. Meteoroloji tarafından yapılan uyarıların ardından başlayan sağanak, il merkezinden ilçelere kadar geniş bir alanda sel ve su taşkınlarını beraberinde getirdi. Birçok noktada evleri su basarken, cadde ve sokaklar göle döndü, tarım arazileri ise sular altında kalarak ciddi zarar gördü. Yağışların durmasıyla birlikte bölgede hayat yavaş yavaş normale dönmeye çalışsa da, doğanın bıraktığı izler hala tazeliğini koruyor.
Dağlardan gelen çamurlu sular denize ulaştı
Toros Dağları'nın yüksek kesimlerinden gelen taşkın suları, derelerin debisini hızla yükselterek büyük bir hızla denize doğru ilerledi. Özellikle Mezitli ile Erdemli ilçeleri arasında yer alan ve yoğun tatil sitelerinin bulunduğu bölgelerde, derelerden denize dökülen yoğun çamurlu su kütlesi, Akdeniz'in kıyı şeridini tamamen kahverengiye bürüdü. Yağmurun bölgeyi terk etmesine rağmen dağlardan gelen sel sularının denize döküldüğü bu çarpıcı anlar, dron ile havadan görüntülendi. Denizin rengindeki bu ani değişim, bölge sakinleri tarafından da şaşkınlıkla izlendi.
Balıkçıların zorlu mesaisi devam ediyor
Şiddetli yağış ve fırtınanın ardından denizin renginin değiştiği bölgede, geçimini balıkçılıkla sağlayan vatandaşlar ise çalışmalarına ara vermeden devam etti. Bölge sakinlerinden Cüneyt Dağ, denizin çamurlu su nedeniyle oldukça bulanık olduğunu ancak fırtınanın dinmesiyle birlikte suların sakinleştiğini belirtti. Dağ, fırtınanın en şiddetli olduğu anlarda dalgaların iki metreye kadar ulaştığını ifade ederek, o anları yakından takip ettiğini anlattı. Toroslar'daki arkadaşlarından aldığı bilgilere göre bölgenin selden ciddi şekilde etkilendiğini dile getiren Dağ, doğanın gücüne bizzat şahit olduklarını vurguladı.
Ekmeğini denizden çıkaranların gözü kıyıda
Denizden rızkını kazanan balıkçılar için bu tür hava koşulları hem bir engel hem de bir yaşam biçimi anlamına geliyor. Küçük balıkları standartlara uygun şekilde denize geri bıraktıklarını belirten Cüneyt Dağ, yasal düzenlemelere ve göz ölçülerine büyük önem verdiklerini ifade etti. Bazı vatandaşların kendilerini ihbar etmesine rağmen, insanların yüzmediği bölgelerde avlandıklarını ve herkesin bir ekmek mücadelesi verdiğini hatırlattı. Yağmur ve fırtına demeden denize açılmaya devam eden balıkçılar, yasak dönemleri gelene kadar bu zorlu mesaiyi sürdürmeye kararlı görünüyor. Denizdeki bulanıklığın geçmesini bekleyen balıkçılar, önümüzdeki günlerde daha verimli bir avlanma süreci geçirmeyi umut ediyor.