Bitlis'in Tatvan, Güroymak ve Ahlat ilçelerinin kesişim noktasında yer alan ve her mevsim ayrı bir güzelliğe bürünen Nemrut Kalderası, bu kez alışılagelmişin dışında bir etkinliğe sahne oldu. Bölgedeki doğa tutkunları ve aktivistler, geleneksel hale getirdikleri çanak yürüyüşünün sekizincisini gerçekleştirmek üzere bir araya geldi. Toplamda 11 kişiden oluşan kararlı ekip, Nemrut Dağı'nın yaklaşık 2 bin 800 metre yüksekliğindeki zirvesine ulaşarak, kalderanın çevresini kapsayan 30 kilometrelik zorlu parkuru tamamlamak için yola koyuldu.
Zirveden kraterin derinliklerine uzanan rota
Katılımcılar, yürüyüş boyunca Nemrut Krater Gölü'nün dingin suları ile Van Gölü'nün uçsuz bucaksız maviliğini aynı anda izleme şansı buldu. Yaklaşık 12 saat sürmesi planlanan bu uzun soluklu maraton, Nemrut Jeopark Derneği, Tatvan Koşu Grubu ve Van Gölü Aktivistleri Derneği'nin ortak organizasyonuyla hayata geçirildi. Yürüyüşün her adımı, bölgenin eşsiz coğrafi yapısını ve doğal zenginliklerini bir kez daha gözler önüne serdi.
Milli park statüsüyle artan beklentiler
Etkinliğin organizasyonunda yer alan Van Gölü Aktivistleri Derneği Kurucu Başkanı Erdoğan Özel, Nemrut Kalderası'nın yakın zamanda milli park ilan edilmesinin bölge adına büyük bir kazanım olduğunu vurguladı. Özel, 30 kilometrelik parkurun sadece fiziksel bir aktivite değil, aynı zamanda bölgenin tanıtımı için kritik bir fırsat olduğunu belirterek, Nemrut'un doğal dokusunun korunması ve gerekli yatırımların yapılması gerektiğinin altını çizdi. Nemrut Jeopark Derneği Başkanı Suat Vecel ise hedeflerinin çok daha büyük olduğunu ifade ederek, kalderanın UNESCO Dünya Mirası Listesi'ne dahil edilmesi için çalışmaların hızlandırılmasını arzuladıklarını dile getirdi.
Gelecek nesillere aktarılacak bir miras
Tatvan Koşu Grubu Başkanı Onur Uçak, 30 kilometrelik çanak yürüyüşünü başarıyla tamamlamanın verdiği mutluluğu paylaşırken, bu tür etkinliklerin bölge turizmine olan katkısına dikkat çekti. Yürüyüşe katılan doğaseverler, Nemrut'un sadece bir turizm destinasyonu değil, aynı zamanda korunması gereken hassas bir ekosistem olduğunu hatırlattı. Etkinlik, bölgenin turizm potansiyelini artırma ve bu doğal mirası gelecek nesillere bozulmadan aktarma çağrısıyla sona erdi. Katılımcılar, Nemrut'un sunduğu bu eşsiz deneyimin, bölgenin uluslararası platformlarda daha fazla tanınmasına vesile olmasını umut ediyor.