Havadis | Yaşam | Torosların gizli hazinesi: 10 kilo meyveden bir kavanoz lezzet çıkıyor

Torosların gizli hazinesi: 10 kilo meyveden bir kavanoz lezzet çıkıyor

Antalya'nın yüksek rakımlı dağlarında kendiliğinden yetişen taş eriği, zahmetli bir yolculuğun ardından sofralara ulaşıyor. On bir saatlik yoğun bir kaynatma sürecinin sonunda elde edilen bu doğal ekşi, bölge mutfağının en kıymetli kışlıkları arasında yer alıyor.

Antalya'nın yüksek rakımlı dağlarında kendiliğinden yetişen taş eriği, zahmetli bir yolculuğun ardından sofralara ulaşıyor. On bir saatlik yoğun bir kaynatma sürecinin sonunda elde edilen bu doğal ekşi, bölge mutfağının en kıymetli kışlıkları arasında yer alıyor.

Torosların gizli hazinesi: 10 kilo meyveden bir kavanoz lezzet çıkıyor
KAYNAK: İhlas Haber Ajansı

Antalya'nın Akseki ve İbradı ilçelerini çevreleyen Toros Dağları'nın sarp ve yüksek yamaçları, doğanın sunduğu en özel lezzetlerden birine ev sahipliği yapıyor. Yöre halkı tarafından taş eriği, dağ eriği veya yaban eriği olarak adlandırılan bu küçük meyveler, olgunlaşma dönemine girdiklerinde bölge sakinleri için hummalı bir mesainin başlangıcını müjdeliyor. Zorlu arazi şartlarında, çoğu zaman ağaçların değneklerle silkelenmesiyle toplanan bu meyveler, çuvallara doldurularak büyük bir emekle dağlardan aşağı indiriliyor ve köylere ulaştırılıyor. Doğallığı ve yoğun aromasıyla bilinen taş eriği, sadece bir meyve olmanın ötesinde, bölgenin asırlık mutfak kültürünü ayakta tutan temel bir bileşen olarak kabul ediliyor.

Zahmetli bir yolculuğun sonunda gelen lezzet

Dağlardan toplanıp köye getirilen erikler, uzun ve titiz bir hazırlık sürecinden geçiyor. Yıkanıp temizlenen meyveler, önce yaklaşık beş saat boyunca kaynatılıyor. Ardından süzülerek posasından ve çekirdeklerinden arındırılan erik suyu, tekrar ocağa alınarak altı saat daha kaynatılıyor. Bu süreç, suyun koyulaşarak gerçek bir ekşi kıvamına gelmesini sağlıyor. Üreticiler, bu işlemin ne kadar meşakkatli olduğunu vurgularken, on kilogram taze erikten ancak bir kilogram ekşi elde edilebildiğini belirtiyor. Bu yıl deneme amaçlı yüz kilogramlık bir üretim gerçekleştiren Şengül Tak, elde edilen bu yoğun lezzetin salatalardan çorbalara kadar mutfağın pek çok alanında limon yerine kullanıldığını ifade ediyor. Kilogramı beş yüz liradan alıcı bulan bu doğal ekşi, nar ekşisine alternatif olarak sofralarda yerini alıyor.

Akseki'nin tescilli lezzeti: Ekşi tarhana

Taş eriğinin mutfaktaki en görkemli kullanımı ise Akseki'nin tescilli yöresel yemeği olan ekşi tarhanada ortaya çıkıyor. Ayşe Çelik, bu geleneksel lezzetin kış sofralarının vazgeçilmezi olduğunu belirterek, yapım aşamalarını detaylandırıyor. Buğday yarması, domates, kırmızı ve yeşil biberin bir arada kaynatılmasıyla başlayan süreç, dağ eriğinin eklenmesiyle bambaşka bir boyuta taşınıyor. Ayrı bir tencerede hazırlanan erik özü, sıcağı sıcağına buğday yarması karışımının üzerine dökülerek harmanlanıyor. Bir gece dinlendirilen bu karışım, ertesi gün sinilere serilerek gölgede kurutulmaya bırakılıyor. Tarhanaya asıl karakterini ve o kendine has mayhoş tadını veren unsurun, Toroslar'ın yükseklerinde yetişen bu taş erikleri olduğu ifade ediliyor.

Nesilden nesile aktarılan bir gelenek

Toros Dağları'nın sunduğu bu doğal zenginlik, sadece ekşi veya tarhana yapımıyla sınırlı kalmıyor. Reçel yapımından kurutulmaya kadar pek çok farklı yöntemle değerlendirilen taş eriği, bölge halkının kış hazırlıklarının en önemli parçalarından birini oluşturuyor. Akseki ve İbradı çevresinde yaşayanlar, bu geleneği nesilden nesile aktararak hem mutfak kültürlerini koruyor hem de doğanın sunduğu şifalı ürünleri modern sofralara taşımaya devam ediyor. Her evde mutlaka yapılan bu kışlık hazırlıklar, bölge halkı için sadece bir gıda ihtiyacı değil, aynı zamanda Toroslar'ın bereketini ve emeğini simgeleyen kültürel bir miras olma özelliğini taşıyor. Doğal, katkısız ve yoğun aromalı bu ürünler, bölgeyi ziyaret edenler için de eşsiz bir lezzet deneyimi sunuyor.

Yorumlar
Yorum yazma kurallarını okumuş ve kabul etmiş sayılırsınız