Zonguldak'ın Alancık köyünde yaşayan 81 yaşındaki Şahinde Ermiş, yaşamın zorluklarına karşı geliştirdiği yaratıcı yöntemle çevresindekilere ilham kaynağı oluyor. Eşini 39 yıl önce kaybetmenin derin üzüntüsünü yaşayan ve dört çocuğunu tek başına hayata hazırlayan Ermiş, bugün beş torun sahibi bir anneanne olarak vaktini tuval başında geçiriyor. Hiçbir profesyonel eğitim almadan, sadece gözlem ve deneme yanılma yoluyla resim sanatına adım atan Ermiş, 44 esere imza atarak azmin yaş tanımadığını kanıtlıyor.
Sanatla gelen huzur ve yeni bir başlangıç
Ermiş'in resim serüveni, aslında bir eksikliği giderme arzusuyla başladı. Şehir merkezinde bir resim satın almak isterken satıcının dükkandan ayrılması üzerine, kendi kendine 'Eğer bu resmi yapıp evime asmazsam Şahinde değilim' diyerek yola çıktı. Televizyonda yayınlanan resim programlarını, özellikle Bob Ross'un tekniklerini dikkatle takip eden Ermiş, zihnini açan bu süreci bir keşif yolculuğu olarak tanımlıyor. Torunuyla birlikte boyama yaparken fark ettiği yeteneği, zamanla dağlar, tepeler ve manzaralarla dolu bir dünyaya dönüştü. 2006 yılında ilk sergisini açan ve 15-17 Eylül tarihleri arasında yeni eserlerini sanatseverlerle buluşturmaya hazırlanan Ermiş, resim yaparken tüm dünyayı unuttuğunu ve sadece tuvalindeki detaylara odaklandığını belirtiyor.
Geçmişin izlerini tuvallere taşıyor
Sanatçı, sadece manzara resimleriyle yetinmiyor; aynı zamanda köyünde artık var olmayan eski evleri de tuvallerine aktararak bir nevi görsel tarihçilik yapıyor. Balkonunda resim yaparken yoldan geçenlerin ilgisini çeken bu çalışmalar, köy sakinleri tarafından büyük beğeni topluyor. Ermiş, eski evlerin yıkılmasına gönlü razı olmadığı için onları resmederek ölümsüzleştirdiğini ifade ediyor. Günlerini bahçe işleri, bulmaca çözme ve resim yapma arasında dengeleyen Ermiş, modern dünyanın karmaşasından uzak, kendi kurduğu huzurlu dünyasında üretmeye devam ediyor.
Yaşamın zorluklarına karşı bir sığınak
Eşini kaybettiği 40'lı yaşlarında yaşadığı ağır süreci, çocuklarına olan bağlılığı ve sanatla meşgul olma kararıyla aşan Ermiş, günümüzdeki sosyal ilişkilerin zayıflığından da yakınıyor. Televizyon ve telefonların insanları birbirinden uzaklaştırdığını düşünen sanatçı, vaktini dedikodudan uzak, kendi iç dünyasını zenginleştiren uğraşlarla geçirmeyi tercih ediyor. Kartpostallardan ilham alsa da her eserine kendi yorumunu ve duygusunu katan Ermiş, 80'e yakın tablosuyla evini adeta küçük bir galeriye dönüştürmüş durumda. İlerleyen yaşına rağmen fırçasını elinden düşürmeyen ve her yeni günle birlikte yeni bir kompozisyon kurgulayan Şahinde Ermiş, üretmenin ve öğrenmenin yaşının olmadığını en somut haliyle gösteriyor.