Van mutfağının en köklü geleneklerinden biri olan ve sabah sofralarının vazgeçilmez bir parçası haline gelen Van çöreği, sadece yerel bir tat olmanın ötesine geçerek geniş bir hayran kitlesine ulaştı. Yılın her döneminde yoğun bir ilgiyle karşılanan bu özel çörek, bugün Türkiye'nin dört bir yanına ve hatta Avrupa'ya kadar uzanan bir lezzet elçisi konumunda bulunuyor. Ancak bu kadar geniş bir coğrafyada tanınmasına rağmen, ürünün kendine has özelliklerini koruyacak ve onu taklitlerinden ayıracak olan coğrafi işaret tescili henüz alınabilmiş değil.
Taş fırınların sırrı ve malzeme kalitesi
Van'daki fırınlarda büyük bir titizlikle hazırlanan bu lezzetin arkasında, ustaların yıllara dayanan tecrübesi ve kaliteli malzeme seçimi yatıyor. Tereyağı, süt, şeker, maya, tuz ve unun belirli oranlarda bir araya getirilmesiyle oluşturulan hamur, yaklaşık 350 derece sıcaklığa ulaşan taş fırınlarda pişiriliyor. Çörek ustası Seyfettin Duman, lezzetin sırrının kullanılan malzemelerin kalitesinde saklı olduğunu vurguluyor. Duman, özellikle kullanılan yağın kalitesinin çöreğin dokusunu ve aromasını doğrudan etkilediğini, standartların dışına çıkıldığında ise o özgün tadın yakalanamayacağını belirtiyor. Üzerine sürülen özel yumurtalı sos ise çöreğe o meşhur parlaklığını ve çıtırlığını kazandırıyor.
Kahvaltıdan sahura uzanan bir gelenek
Van çöreği, kentin meşhur kahvaltı kültürünün ayrılmaz bir parçası olsa da, tüketim alışkanlıkları bununla sınırlı kalmıyor. Günün her saatinde tercih edilebilen bu doyurucu lezzet, kebap gibi ağır yemeklerin ardından bir ara öğün olarak da sofralarda yerini alıyor. Özellikle Ramazan aylarında sahur sofralarının baş tacı olan çörek, vatandaşların yoğun ilgisiyle karşılaşıyor. Kentin gastronomi kültüründe derin bir iz bırakan bu ürün, sadece bir hamur işi değil, aynı zamanda Van halkının misafirperverliğini ve mutfak zenginliğini yansıtan bir simge haline gelmiş durumda.
Resmi tescil ile gelecek gastronomi güvencesi
Van çöreğinin artık kent sınırlarını aşan bir üne sahip olması, üreticileri ve yerel esnafı harekete geçirdi. Türkiye'nin birçok yerinde benzer ürünler yapılsa da, Van'da üretilen çöreğin kendine has bir dokusu ve tadı olduğunu savunan ustalar, bu lezzetin korunması gerektiğine inanıyor. Seyfettin Duman, yetkililere seslenerek Van çöreğinin coğrafi işaret tescili alması için gerekli çalışmaların başlatılmasını talep ediyor. Tescil işleminin gerçekleşmesi, sadece ürünün kalitesini korumakla kalmayacak, aynı zamanda Van'ın gastronomi turizmine de büyük bir katkı sağlayacak. Üreticiler, Türkiye'de çörek denildiğinde akla ilk gelen ismin Van çöreği olmasını ve bu mirasın resmi belgelerle güvence altına alınmasını bekliyor.