Avrupa'nın plastik üretim merkezlerinden biri haline gelen Türkiye'nin, her yıl milyonlarca tonluk atık yüküyle nasıl başa çıktığı ve bu durumun ekosistem üzerindeki geri dönülemez etkileri, Antalya'da düzenlenecek kapsamlı bir etkinlikte detaylarıyla ele alınacak. Muratpaşa Belediyesi tarafından Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Konferansı COP31 kapsamında hayata geçirilen COP TOWN etkinlikleri, çevre mücadelesinde kritik bir dönüm noktasına ev sahipliği yapmaya hazırlanıyor. 12 Kasım Perşembe günü Türkan Şoray Kültür Merkezi'nde gerçekleştirilecek olan bu özel buluşma, plastik kirliliğinin üretim aşamasından sofralarımıza kadar uzanan sessiz ama yıkıcı yolculuğunu bilimsel bir perspektifle gözler önüne serecek. Programın en dikkat çekici parçası ise Türkiye'nin plastik kirliliği karnesini tüm çıplaklığıyla ortaya koyan Plastik Türkiye: Üretimden Sofraya Bir Kirlilik Haritası isimli kitabın tanıtımı olacak.
Plastik kirliliğinin üretimden sofraya uzanan karanlık rotası
İstanbul Politikalar Merkezi, Sabancı Üniversitesi, Stiftung Mercator Girişimi ve Heinrich Böll Stiftung Derneği'nin ortaklaşa yürüttüğü bu titiz çalışma, plastik kirliliğini sadece bir atık sorunu olarak değil, insan sağlığını ve doğayı doğrudan tehdit eden çok boyutlu bir kriz olarak tanımlıyor. 2025-2026 Mercator-İPM Araştırmacısı Prof. Dr. Sedat Gündoğdu'nun editörlüğünde, alanında uzman 11 ismin katkılarıyla hazırlanan dokuz bölümlük bu kapsamlı rapor, plastiğin petrokimya tesislerinden başlayıp denizlere, oradan da gıda zincirimize sızan tehlikeli serüvenini Türkiye ölçeğinde mercek altına alıyor. Araştırma, meselenin sadece yerel bir kirlilik olmadığını, küresel üretim ve tüketim döngüsünün bir parçası olduğunu vurguluyor.
Akdeniz'de rekor kıran kirlilik oranları
Kitapta yer alan veriler, Türkiye'nin plastik üretimindeki devasa rolünü ve bunun Akdeniz üzerindeki ağır faturasını net bir şekilde ortaya koyuyor. Yıllık yaklaşık 10 milyon tonluk üretimiyle Almanya'nın ardından Avrupa'nın ikinci büyük plastik üreticisi konumunda bulunan Türkiye, aynı zamanda her yıl 700 bin ila 1 milyon ton arasında plastik atık ithal ederek bu kirlilik döngüsünün merkezinde yer alıyor. Çalışmanın en çarpıcı bulgularından biri, Türkiye kıyılarındaki plastiklerin yüzde 97'sinin karasal kaynaklı olduğu gerçeği. Akdeniz'e her gün yaklaşık 144 ton plastik atığın karıştığı ve Türkiye'nin bu kirlilik miktarında Akdeniz'e kıyısı olan ülkeler arasında ilk sırada yer aldığı belirtiliyor. Özellikle Alanya kıyılarında 2026 yazında yapılan ölçümler, mikroplastik kirliliğinin Doğu Akdeniz için daha önce kaydedilen en yüksek değerin tam 65 katına ulaştığını göstererek durumun vahametini kanıtlıyor.
Çözüm arayışları ve iklim dirençli kentler
Etkinliğin devamında gerçekleştirilecek olan Türkiye'nin Plastik Görünümü başlıklı panel, gazeteci Meral Tosun'un moderatörlüğünde konunun uzmanlarını bir araya getirecek. Prof. Dr. Sedat Gündoğdu, Doç. Dr. Muhittin Onur Akça ve Çevre Mühendisleri Odası Genel Başkanı Ahmet Kırmızı, Türkiye'deki mevcut atık yönetim sisteminin aksayan yönlerini ve geri dönüşüm sektörünün karşı karşıya olduğu yapısal sorunları tartışmaya açacak. COP TOWN açılış programının ikinci bölümünde ise iklim krizinin giderek şiddetlendiği bir dönemde, kentlerin bu çevresel tehditlere karşı nasıl daha dirençli hale getirilebileceği ve yerel yönetimlerin bu süreçteki sorumlulukları masaya yatırılacak. Bilimsel verilerin ışığında yapılacak bu değerlendirmeler, plastik kirliliğiyle mücadelede yeni bir yol haritasının belirlenmesi adına büyük önem taşıyor.