Havadis | Yaşam | Zonguldak'ta maden teknolojisinde devrim: İthalat bağımlılığını bitiren yerli hamle

Zonguldak'ta maden teknolojisinde devrim: İthalat bağımlılığını bitiren yerli hamle

Türkiye Taşkömürü Kurumu ve Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi iş birliğiyle geliştirilen elektrohidrolik yükleyici, 500 bin dolarlık ithal maliyetini 200 bin dolara düşürerek yerli madencilikte yeni bir dönem başlattı.

Türkiye Taşkömürü Kurumu ve Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi iş birliğiyle geliştirilen elektrohidrolik yükleyici, 500 bin dolarlık ithal maliyetini 200 bin dolara düşürerek yerli madencilikte yeni bir dönem başlattı.

Zonguldak'ta maden teknolojisinde devrim: İthalat bağımlılığını bitiren yerli hamle
KAYNAK: İhlas Haber Ajansı

Zonguldak'ta maden ocaklarının zorlu çalışma koşullarını değiştirecek kritik bir teknolojik adım atıldı. Türkiye Taşkömürü Kurumu (TTK) ile Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi (BEUN) arasında kurulan stratejik ortaklık, yer altı madenciliğinde dışa bağımlılığı azaltacak devrim niteliğinde bir projeyi hayata geçirdi. Yurt dışından 500 bin dolar gibi yüksek bedellerle ithal edilen elektrohidrolik yükleyiciler, artık yerli mühendislik ve akademik birikimle çok daha ekonomik şartlarda üretilebiliyor. Yaklaşık 200 bin dolarlık bir maliyetle prototipi tamamlanan bu yerli makine, sadece maliyet avantajı sağlamakla kalmıyor, aynı zamanda maden sahalarının özel ihtiyaçlarına göre sıfırdan tasarlanmış olmasıyla da dikkat çekiyor.

Akademik bilgi ile sanayi gücü birleşti

Projenin temelinde, üniversite akademisyenlerinin maden sahalarındaki zorlu çalışma şartlarını bizzat yerinde incelemesi yatıyor. TTK Maden Makineleri Fabrikası'nın köklü mühendislik tecrübesi ile BEUN'un akademik yetkinliğinin birleştiği bu süreçte, makinenin her parçası madencilerin ihtiyaçlarına göre optimize edildi. Yüzde 70 gibi yüksek bir yerlilik oranına ulaşan bu teknolojik ürün, kurumun kendi imkânlarıyla seri üretime geçmeye hazır durumda. TTK Genel Müdürü Muharrem Kiraz, projenin sadece bir makine üretimi olmadığını, aynı zamanda kurumun teknolojik vizyonunun bir yansıması olduğunu vurguluyor. Kiraz, özellikle Kadir Çelik'in akademik iş birliği sürecindeki yoğun gayretlerinin, makinenin yer altında güvenle çalışabilir hale gelmesinde kilit rol oynadığını belirtiyor.

Geçmişin tecrübesi geleceğin teknolojisiyle buluştu

TTK Maden Makineleri Fabrikası, aslında Türkiye'nin sanayi tarihinde önemli bir yere sahip. 1970'li yıllarda, özellikle Kıbrıs Barış Harekâtı sonrası uygulanan ambargolar döneminde binin üzerinde çalışanıyla 70'ten fazla farklı makine ve teçhizat üreten bu tesis, bugün yeniden o günlerin üretim ruhuna dönüyor. Geçmişte dökümhaneden nihai ürüne kadar entegre bir üretim merkezi olan fabrika, zamanla yerli üretimi bulunan ekipmanlardan çekilerek daha katma değerli ve ithal edilen makinelere odaklanma stratejisi izledi. Bugün üretilen bu elektrohidrolik yükleyici, fabrikanın bu stratejik evriminin en somut ve başarılı örneklerinden biri olarak öne çıkıyor.

İhracat hedefiyle yeni ufuklara

Yerli üretimin sadece kurumun ihtiyaçlarını karşılamakla sınırlı kalmaması gerektiğini belirten yetkililer, gözlerini uluslararası pazara dikmiş durumda. Üniversite ile yürütülen iş birliğinin sadece bu makineyle sınırlı kalmayacağını ifade eden TTK yönetimi, halihazırda üzerinde çalışılan birçok taslak projenin bulunduğunu müjdeliyor. BEUN Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Servet Karasu da bu ortak çalışmanın yarattığı gururu paylaşarak, üniversite ve sanayi iş birliğinin Türkiye'nin teknolojik bağımsızlığı için ne kadar hayati olduğunu vurguluyor. Gelecek dönemde, bu yerli üretim tecrübesinin ihracat odaklı bir yapıya kavuşturulması ve Türkiye'nin maden makinesi üreten ülkeler arasında daha güçlü bir konuma gelmesi hedefleniyor.

Yorumlar
Yorum yazma kurallarını okumuş ve kabul etmiş sayılırsınız