Adana'nın Çukurova ilçesine bağlı Salbaş Mahallesi'nde 23 Ağustos 2025 tarihinde yaşanan ve kamuoyunda büyük yankı uyandıran cinayet vakası, Taş ailesinin ortaya attığı yeni iddialarla bambaşka bir boyuta taşındı. Belediye bünyesinde görev yapan 34 yaşındaki Haluk Taş'ın, arkadaşı Bahri A. ile birlikte gittiği bir iş yerinde sopayla dövülerek öldürülmesiyle sonuçlanan olayda, aile fertleri cinayetin tek bir kişi tarafından işlenmiş olamayacağını savunuyor. Olayın üzerinden geçen süreye rağmen acıları dinmeyen aile, adaletin tecelli etmesi için tüm şüphelilerin eksiksiz bir şekilde tespit edilmesini talep ediyor.

Karanlık noktalar aydınlatılmayı bekliyor
Haluk Taş'ın kardeşi Ayşe Nur Kar, ağabeyinin cansız bedeninin bulunduğu andaki detayların, olayın basit bir tartışmadan ibaret olmadığını gösterdiğini ifade etti. Kar, ağabeyinin elleri ve kolları bağlanmış, boyun bölgesine aldığı darbelerle beyin kanaması geçirmiş halde bulunduğunu belirterek, bu durumun profesyonel bir şiddet veya organize bir saldırı şüphesini güçlendirdiğini dile getirdi. Özellikle cinayet şüphelisi olarak tutuklanan Abdulkadir Öden ile olay yerinde bulunan Bahri A.'nın, Haluk Taş'ı orada bırakıp birlikte ayrılmış olmaları, ailenin şüphelerini daha da derinleştiriyor. Ayşe Nur Kar, ağabeyinin neden o iş yerine götürüldüğünün ve orada tam olarak neler yaşandığının hala bir muamma olduğunu vurgulayarak, dosyada yer alan çelişkili ifadelerin olayın üzerindeki sis perdesini kaldırmadığını belirtti.

Birbirlerini suçlayan ifadeler kafa karıştırıyor
Olayın ardından gözaltına alınan şüphelilerden Bahri A., ifadesinde Haluk Taş'ı oğlu gibi sevdiğini iddia ederek, Abdulkadir Öden'in hem kendisine hem de Taş'a işkence yaptığını öne sürdü. Buna karşılık Abdulkadir Öden ise suçlamaları kesin bir dille reddederek, Haluk Taş'ı olaydan kısa bir süre önce tanıdığını ve aralarında herhangi bir husumet bulunmadığını savundu. Öden, kavganın Bahri A. ile Haluk Taş arasında başladığını, kendisinin ise sadece ayırmaya çalıştığını iddia etti. Bu karşılıklı suçlamalar, davanın seyrini karmaşıklaştırırken, ailenin adalete olan inancını sarsıyor. Aile, bu çelişkili beyanların cinayetin gerçek faillerini gizlemek için kurgulanmış olabileceği ihtimali üzerinde duruyor.

Anne ve babanın adalet çığlığı
Evladını kaybetmenin derin acısını yaşayan baba Mahmut Taş, oğlunun kimseyi incitmeyen, yardımsever ve iyi niyetli biri olduğunu belirterek, geleceğinin elinden alındığını ifade etti. Anne Elife Taş ise oğlunun karıncayı bile incitmeyecek kadar naif bir kişiliğe sahip olduğunu vurgulayarak, onun hiç kimseyle kavga etmediğini ve her zaman ailesini rahat ettirme hayalleri kurduğunu anlattı. Adana 8'inci Ağır Ceza Mahkemesi'nde 13 Ekim tarihinde görülecek olan ilk duruşma, Taş ailesi için adaletin yerini bulacağı bir dönüm noktası olarak görülüyor. Aile, sadece tutuklu sanığın değil, olayla bağlantısı olabilecek tüm şüphelilerin yargılanmasını ve hak ettikleri cezayı almalarını bekliyor.



