Amasya'nın Şeyhcui Mahallesi'nde yaşayan 14 yaşındaki Down sendromlu Hüma Kayataş, yaklaşık sekiz ay önce gördüğü bir rüyanın ardından hayatının en anlamlı yolculuğuna çıkmaya hazırlanıyor. Rüyasında Kabe'yi ve Peygamber Efendimizi gördüğünü ifade eden genç kız, o günden itibaren kutsal topraklara gidebilmek için kendisine verilen harçlıkları büyük bir titizlikle biriktirmeye başlamıştı. Hüma'nın bu saf ve içten isteği, yaşadığı şehirde ve çevresinde büyük bir takdirle karşılanırken, hayalini gerçeğe dönüştürecek o beklenen destek ise kısa sürede geldi.

Rüya ile başlayan kutsal hazırlık
Genç kızın bu samimi çabasının haberlere konu olmasının ardından, bir hayırseverin desteğiyle umre hayali önündeki engeller kalktı. Hüma Kayataş, annesi Dudu ve babası Gökay Kayataş ile birlikte yarın kutsal topraklara doğru yola çıkacak. Aile, bu özel yolculuk öncesinde büyük bir heyecan ve mutluluk yaşarken, hazırlıklarını da tamamladı. Baba Gökay Kayataş, kızının sürekli olarak rüyasında Kabe'yi ve Peygamber Efendimizi gördüğünü dile getirdiğini belirterek, bu sürecin kendileri için ne kadar duygusal olduğunu ifade etti.

Tur şirketinden gelen anlamlı destek
Kızının hayaline kavuşmasına vesile olan tur şirketi yetkililerine teşekkürlerini ileten baba Kayataş, şirket sahibinin de kendilerine eşlik edeceğini ve bu yolculuğu ailece gerçekleştireceklerini belirtti. Gökay Kayataş, kızının sevincinin tarif edilemez olduğunu vurgulayarak, emeği geçen herkese minnettar olduklarını dile getirdi. Aile, bu kutsal yolculukta sadece kendileri için değil, tüm ülke insanının huzuru, mutluluğu ve esenliği için de dualar edeceklerini ifade etti.

Samsun'dan başlayan manevi yolculuk
Bugün saat 18.00 sularında yola çıkacak olan Kayataş ailesi, önce Samsun üzerinden İstanbul'a, oradan da direkt olarak Mekke'ye geçiş yapacak. Uzun süredir bekledikleri bu anın gerçekleşmesinden dolayı büyük bir huzur duyduklarını belirten aile, herkesin bu kutsal toprakları görmesini temenni etti. Hüma'nın biriktirdiği harçlıklarla başlayan bu manevi serüven, şimdi tüm ailenin katılımıyla gerçekleşecek bir umre ibadetine dönüşüyor. Bu özel yolculuk, hem Hüma'nın hayallerine kavuşmasını sağladı hem de çevresindeki insanlara büyük bir moral kaynağı oldu.


