Özbekistan'ın tarihi şehri Semerkant, dünya genelinden gelen önemli isimleri Çocukların Refahına Yatırım Yapmak: Gelecek Nesillerin Sürdürülebilir ve Adil Kalkınmasına Giden Yol Dünya Zirvesi kapsamında bir araya getirdi. Birleşmiş Milletler Genel Kurulu Başkanı Khalilur Rahman, Lübnan Cumhurbaşkanı'nın eşi Nimet Avn ve Zimbabve Cumhuriyeti liderinin eşi Auxillia Mnangagwa gibi isimlerin katıldığı zirvede, NUN Eğitim ve Kültür Vakfı Yönetim Kurulu Başkanı Dr. Esra Albayrak, çocukların geleceğine dair çarpıcı bir perspektif sundu. Albayrak, konuşmasında özellikle modern dünyanın teknolojik dayatmalarına karşı, tarihi bir figür olan Ali Kuşçu'nun sorgulayıcı zihniyetini rehber edinmemiz gerektiğini savundu.
Tarihi Mirastan Geleceğe Uzanan Sorgulayıcı Bakış
Semerkant'ın ilim mirasının sadece geçmişi yad etmek için değil, bugünün sorunlarını çözmek için de bir anahtar olduğunu belirten Albayrak, Uluğ Bey'in öğrencisi Ali Kuşçu'nun bilim tarihindeki devrimci rolüne dikkat çekti. Ali Kuşçu'nun, döneminin Aristo felsefesine dayalı yerleşik kabullerini deney ve gözlemle yıkarak astronomi biliminin önünü açtığını hatırlatan Albayrak, bugün de benzer bir cesarete ihtiyaç duyulduğunu ifade etti. Sosyal bilimci kimliğiyle, hazır cevaplar yerine doğru soruları sormanın önemine değinen Albayrak, tekil açıklamalardan ziyade çoğul nedenselliklere odaklanılması gerektiğini vurguladı. Özellikle çocukların yaşadığı sorunların kökenine inmek için tahkik yönteminin şart olduğunu belirten Albayrak, her çocuğun farklı ihtiyaçları olduğunu ve politikaların bu çeşitliliğe göre şekillenmesi gerektiğini dile getirdi.
Fıtrat ve Modern Pedagoji Arasındaki Çatışma
Çocuk gelişimi konusunda modern pedagojinin uzun yıllar savunduğu boş levha teorisinin artık geçerliliğini yitirdiğini belirten Albayrak, düşünce geleneğimizdeki fıtrat kavramının önemine işaret etti. İnsanın bir fıtratla doğduğunu ve hayatın bu fıtratı koruyarak tekamüle erdirme süreci olduğunu ifade eden Albayrak, çocuğun iyi oluş halinin bedenen, zihnen, ruhen ve yaratılış gayesiyle barışık bir ilişki içinde gerçekleşebileceğini belirtti. Ancak günümüz dünyasında bu ilişkiyi zayıflatan ve çocukların irade gücünü hedef alan bir dalgayla karşı karşıya olduğumuzu söyleyen Albayrak, dijital dünyanın çocuklar üzerindeki etkilerine dikkat çekti.
Dijital Çağda Çocukları Korumak mı, Dayanıklı Kılmak mı?
Sosyal medyanın yarattığı bağlılık illüzyonunun ardından şimdi de yapay zeka çağının getirdiği risklerin konuşulduğunu belirten Albayrak, algoritmaların insanın ihtiyacından ziyade verisine odaklandığını ifade etti. Çocukları her türlü riskten tamamen izole etmenin mümkün olmadığını, asıl hedefin onları bu çağın zorluklarına karşı dayanıklı yetiştirmek olması gerektiğini savunan Albayrak, sistematik düşünce eğitiminin bu noktada kritik bir rol oynadığını belirtti. Çocukların kavramlarla çalışmayı, sınıflandırmayı ve doğru sorular sormayı öğrenmesi gerektiğini vurgulayan Albayrak, Gazze'den Lübnan'a kadar dünyanın dört bir yanındaki çocukların, yetişkinlerden adaletsizliği meşrulaştıran kabulleri sorgulayacak bir cesaret beklediğini sözlerine ekledi.