Ankara'nın kalbinde, Altındağ Belediyesi Sanat Sokağı'nda yer alan küçük bir atölye, yüzyılların birikimini taşıyan kadim bir geleneğe ev sahipliği yapıyor. Tezhip sanatının incelikli dünyasına 15 yıl önce adım atan Asuman Kaya, kağıt üzerinde altınla buluşturduğu motiflerle geçmişin estetiğini günümüze taşıyor. Sanatçının ellerinde hayat bulan bu eserler, sadece birer süsleme değil, aynı zamanda sabırla örülmüş birer görsel şölen niteliği taşıyor. Kaya, bu sanatın sadece bir teknik değil, aynı zamanda derin bir gönül işi olduğunu her fırsatta dile getiriyor.
Saraylardan gelen asil bir miras
Tezhip sanatının kökeni, isminden de anlaşılacağı üzere altınla olan o eşsiz bağına dayanıyor. Zer kelimesinden türeyen ve altınlamak anlamına gelen bu sanat, tarih boyunca sarayların en gözde süsleme biçimi olarak kabul edildi. Hat sanatının yazı kısmını oluşturduğu yerde, tezhip bu yazıyı altın ve renkli motiflerle taçlandıran bir zarafet unsuru olarak devreye giriyor. Asuman Kaya, bu süreci anlatırken altının işlenmesinin başlı başına bir ustalık gerektirdiğini, kullanılan malzemenin kalitesinden ezilme aşamasına kadar her detayın büyük bir titizlikle ele alındığını vurguluyor. Sanatçı, bu işin bir saray geleneği olduğunu hatırlatarak, her bir fırça darbesinin tarihsel bir sorumluluk taşıdığını ifade ediyor.
Zamanın ötesinde bir sabır sınavı
Tezhip sanatında bir eserin ortaya çıkış süreci, sanatçının hayal gücü ve kompozisyon yeteneğiyle şekilleniyor. Kaya, bir eserin tamamlanmasının bazen on beş gün, bazen bir yıl sürebileceğini belirtiyor. Ancak bu süreçte en büyük zorluk, sanatçının masaya oturduğunda geçirdiği o uzun ve yoğun odaklanma saatleri. Profesyonel bir sanatçı için bile elin ısınması ve ruhun o atmosfere girmesi için en az üç saatlik bir çalışma süresi gerekiyor. Bu süre zarfında sanatçı, dış dünyadan koparak adeta başka bir aleme geçiş yapıyor. Kaya, bu durumu şu sözlerle özetliyor: Masaya oturduğunuzda sadece fırçayı değil, kendi duygularınızı da kağıda aktarıyorsunuz. Bazen bir lale motifini işlerken, o anki ruh haliniz eserin dokusuna yansıyor.
Kağıda dökülen gözyaşları ve gelecek nesiller
Sanatçının atölyesinde ürettiği eserlerin her birinin kendine has bir hikayesi bulunuyor. Kaya, bazı çalışmalarında yaşadığı duygusal yoğunluğu gizlemiyor ve kağıdın üzerinde gözyaşlarının izinin kaldığı eserleri olduğunu belirtiyor. Bu sanatın sadece teknik bir beceri olmadığını, aynı zamanda bir cesaret ve sabır sınavı olduğunu ifade eden Kaya, bugün bir hoca olarak öğrencilerine bu mirası aktarmanın gururunu yaşıyor. Gençlerin ilk başta zorlandığı ancak zamanla bu sanatın ruhuna dokunduklarında bırakamadıkları tezhip, Asuman Kaya'nın rehberliğinde Ankara'da yaşamaya devam ediyor. Sanatçı, Altındağ'daki bu sokaktan kopamadığını ve sanatını burada, sanatseverlerle buluşturarak sürdürmekten büyük mutluluk duyduğunu belirtiyor.