Ankara Kalesi’nin tarihi dokusunda, 16 yaşında çırak olarak adım attığı halı tamirciliğini bugün kendi atölyesinde sürdüren Ali Ayanoğlu, unutulmaya yüz tutmuş bir zanaatı yaşatıyor. 18 ve 19’uncu yüzyıldan kalma antika eserleri iğne iplikle ilmek ilmek onaran Ayanoğlu, sadece bir halıyı değil, Anadolu’nun yüzyıllık hikayelerini de yeniden gün yüzüne çıkarıyor.

Halıların sessiz dili
Ayanoğlu, halıların sadece birer dekorasyon eşyası olmadığını vurguluyor. Ona göre her desen bir mesaj taşıyor; Selçuklu döneminden bu yana kullanılan koç boynuzu, akrep veya eli belinde motifleri, geçmişin insanlarının duygularını ve yaşadıkları olayları anlatıyor. Kaledeki atölyesinde, 18. yüzyıla ait nadir bir 'Baltalı' desenli halıyı özenle koruyan usta, bu kültürel mirası genç nesillere aktarmanın sorumluluğunu taşıyor.

Kök boya ve sabırla gelen ustalık
Doğru restorasyonun anahtarını malzeme uyumunda gören Ayanoğlu, onarım yaparken eski kilimleri sökerek elde ettiği orijinal kök boyalı ipleri kullanıyor. Bir halının tamiri bazen aylar süren titiz bir çalışma gerektiriyor. Mesleğin geleceğini ise grafik tasarım eğitimi alan kızıyla güvence altına almayı planlıyor. Ayanoğlu, dijitalleşen dünyada geleneksel yöntemlerle dokunmuş her parçanın aslında bir hafızayı temsil ettiğini hatırlatıyor.





