İletişim Başkanlığı bünyesinde faaliyet gösteren Dezenformasyonla Mücadele Merkezi, son dönemde sosyal medya mecralarında hız kazanan ve Türkiye'nin Doğu Akdeniz'deki varlığını hedef alan karalama kampanyalarına karşı net bir duruş sergiledi. Kurum tarafından yapılan resmi açıklamada, Türkiye'nin bölgeyi istikrarsızlaştırdığına dair ortaya atılan iddiaların, kamuoyunu bilinçli bir şekilde manipüle etmeyi amaçlayan organize bir dezenformasyon faaliyeti olduğu vurgulandı.
Uluslararası Hukuka Tam Uyum Vurgusu
Türkiye ile Libya arasında imzalanan Deniz Yetki Alanları Anlaşması'nın tamamen meşru bir zemine dayandığı belirtilen açıklamada, anlaşmanın her iki egemen devletin haklarını koruma altına aldığı ifade edildi. Söz konusu mutabakatın, taraf ülkelerin iç onay süreçlerini eksiksiz tamamladığı ve uluslararası hukuk normları ile hakkaniyet ilkelerine uygun şekilde yürürlüğe girdiği hatırlatıldı. Türkiye'nin bölgedeki faaliyetlerinin uluslararası hukuka aykırı olduğu yönündeki söylemlerin, gerçekleri yansıtmadığı ve tamamen asılsız olduğu kaydedildi.
İhlalleri Örtbas Etme Çabası
Doğu Akdeniz'i bir çatışma sahasına dönüştürme gayretinde olan ve taraf olmadıkları deniz yetki alanlarında hukuksuz tasarruflarda bulunan odakların, Türkiye'yi hedef tahtasına oturtmasının altında yatan asıl nedenin kendi ihlallerini gizleme çabası olduğu belirtildi. Açıklamada, bölgede her türlü hukuki normu hiçe sayan çevrelerin, egemen devletlerin meşru anlaşmalarına yönelik yürüttüğü bu karalama kampanyalarına karşı vatandaşların dikkatli olması gerektiği ifade edildi.
Barış ve İstikrar Vurgusu
Türkiye'nin Doğu Akdeniz'deki temel stratejisinin her zaman barış, istikrar ve hakkaniyet temelinde şekillendiği bir kez daha yinelendi. Ankara'nın bölgedeki tüm faaliyetlerinde uluslararası hukuka bağlı kaldığı ve gerilimi tırmandıran değil, çözüm odaklı bir yaklaşım sergilediği vurgulandı. Dezenformasyonla Mücadele Merkezi, kamuoyunu yanıltmaya yönelik bu tür asılsız iddialara itibar edilmemesi konusunda vatandaşları önemle uyardı.