Havadis | İstanbul | Dirilişin şairi Esenler'de anıldı: 15 yaşında okuduğu o kitap hayatını değiştirdi

Dirilişin şairi Esenler'de anıldı: 15 yaşında okuduğu o kitap hayatını değiştirdi

Esenler Belediyesi'nin 2026-2027 sezonunu adadığı Sezai Karakoç, düzenlenen özel bir oturumla anıldı. Doç. Dr. Ahmet Murat, şairle olan kişisel bağını ve onun İslam medeniyetine dair ufuk açıcı fikirlerini katılımcılarla paylaştı.

Esenler Belediyesi'nin 2026-2027 sezonunu adadığı Sezai Karakoç, düzenlenen özel bir oturumla anıldı. Doç. Dr. Ahmet Murat, şairle olan kişisel bağını ve onun İslam medeniyetine dair ufuk açıcı fikirlerini katılımcılarla paylaştı.

Dirilişin şairi Esenler'de anıldı: 15 yaşında okuduğu o kitap hayatını değiştirdi
KAYNAK: İhlas Haber Ajansı

Edebiyat dünyamızın en özgün isimlerinden biri olan Sezai Karakoç, Esenler Belediyesi tarafından organize edilen kapsamlı bir etkinlik dizisiyle yeniden gündeme taşınıyor. 2026-2027 Kültür Sanat Sezonu'nun bütünüyle Karakoç'un fikir ve sanat mirasına adandığı bu özel süreçte, şairin şiirden tasavvufa, gelenekten modernliğe uzanan çok katmanlı dünyası mercek altına alınıyor. Kültür, Sanat ve Sosyal İşler Müdürlüğü tarafından hayata geçirilen Sezai Karakoç Konuşmaları serisinin ilk oturumu, edebiyatseverlerin yoğun ilgisiyle gerçekleştirildi. Doç. Dr. Mesut Koçak'ın moderatörlüğünde gerçekleşen bu ilk buluşmada, şairin sadece şiirleri değil, aynı zamanda bir düşünür ve aksiyoner olarak İslam medeniyetine sunduğu katkılar derinlemesine analiz edildi.

Kişisel bir yolculuk ve Diriliş'in izleri

Programın konuğu olan Doç. Dr. Ahmet Murat, Sezai Karakoç ile olan bağını anlatırken oldukça samimi bir portre çizdi. Karakoç'u henüz çocukluk yıllarında babasının kütüphanesindeki kitaplar ve Diriliş dergisi sayesinde tanıdığını belirten Murat, lise yıllarında okuduğu İnsanlığın Dirilişi eserinin kendisinde bıraktığı derin izlere değindi. Henüz 15 yaşındayken okuduğu bu eseri o dönem tam olarak kavrayamasa da, şairin kurduğu dünyanın kendisini derinden etkilediğini ifade etti. Murat, Karakoç'un Necip Fazıl Kısakürek ile birlikte gelenekle çatışmadan modern kalabilen nadir şairlerden olduğunu vurgulayarak, şairin kendi kendine Farsça öğrenmesi ve Fransızcasını geliştirmesiyle oluşan çok yönlü birikiminin, onun şiirindeki özgünlüğü besleyen temel unsurlar olduğunu belirtti.

Tasavvufun hayatla bütünleşen hali

Moderatör Doç. Dr. Mesut Koçak, Karakoç'un geleneksel imajları modern şiirin imkânlarıyla yeniden yorumlama biçimine dikkat çekti. Özellikle Hızırla Kırk Saat eserinin farklı İslam coğrafyalarından izler taşıyan yapısının, şairin gelenekle kurduğu özgün ilişkinin en somut kanıtı olduğunu ifade etti. Koçak, Karakoç'un Mevlânâ, Yunus Emre ve Mehmet Âkif Ersoy gibi isimlerle kurduğu fikrî bağın, şairin peygamber imajlarını şiirine taşıma biçimiyle birleşerek klişelerden uzak, kendine has bir dil oluşturduğunu belirtti. Doç. Dr. Ahmet Murat ise Karakoç'un tasavvuf anlayışının, Necip Fazıl'dan farklı olarak hayatın içine tamamen yayılmış, doğal bir atmosferden beslendiğini dile getirdi. Karakoç'un bir şeyhe bağlı olmaktan ziyade, tasavvufu bir yaşam biçimi ve tarihsel bir süreklilik olarak gördüğünü, bu nedenle şiirlerinde sufi büyüklerini ve velileri sıkça andığını ifade etti.

İslam dünyasına çizilen umut dolu ufuk

Sezai Karakoç'un İslam medeniyetine dair düşüncelerinin ele alındığı bölümde, şairin farklı coğrafyalardaki acılara rağmen ortak bir hafıza oluşturma çabası öne çıkarıldı. Murat, şairin Bağdat, Şam ve Buhara gibi kadim şehirler üzerinden kurduğu anlatının, dönemin karanlığı içinde bir arayış ve umut ışığı taşıdığını belirtti. Karakoç'un Afrika'ya kadar uzanan geniş perspektifinin, onun İslam dünyasının geleceğine dair ne kadar kapsayıcı bir ufuk çizdiğini gösterdiğini ifade etti. Yıl boyunca devam edecek olan Sezai Karakoç Konuşmaları, her ay farklı konuklarla şairin estetik, iktisat, siyaset ve medeniyet tasavvuru gibi pek çok farklı yönünü ele almaya devam edecek.

Yorumlar
Yorum yazma kurallarını okumuş ve kabul etmiş sayılırsınız