Havadis | Yaşam | Beton yığınlarına inat: 60 yıllık yuvasını terk etmeyen Hatice teyzenin hikayesi

Beton yığınlarına inat: 60 yıllık yuvasını terk etmeyen Hatice teyzenin hikayesi

Sivas'ın merkezinde yükselen devasa apartmanların arasında adeta bir zaman kapsülü gibi duran müstakil ev, 68 yaşındaki Hatice Baydiker'in yarım asırlık anılarına ev sahipliği yapmaya devam ediyor.

Sivas'ın merkezinde yükselen devasa apartmanların arasında adeta bir zaman kapsülü gibi duran müstakil ev, 68 yaşındaki Hatice Baydiker'in yarım asırlık anılarına ev sahipliği yapmaya devam ediyor.

Beton yığınlarına inat: 60 yıllık yuvasını terk etmeyen Hatice teyzenin hikayesi
KAYNAK: İhlas Haber Ajansı

Sivas'ın en işlek noktalarından biri olan Osmanlı Caddesi'nde, modern mimarinin getirdiği yüksek katlı binaların arasında kalan küçük bir müstakil ev, görenlerin dikkatini çekiyor. Şehrin hızla değişen çehresine rağmen 60 yıldır ayakta duran bu yapı, sadece bir bina değil, aynı zamanda 68 yaşındaki Hatice Baydiker'in hayatının merkezini oluşturuyor. Sivas Kalesi'ne çıkan güzergah üzerinde yer alması nedeniyle turistlerin de meraklı bakışlarını üzerine çeken bu ev, Baydiker için sadece dört duvar değil, anılarla dolu bir yaşam alanı anlamına geliyor.

Anıların izinde geçen yarım asır

1976 yılında henüz 17 yaşındayken gelin olarak adım attığı bu 1 oda 1 salon evde, Baydiker dört çocuğunu büyütmenin mutluluğunu yaşadı. Bugün en büyük çocuğu 49 yaşında olan Baydiker, hayatının en önemli dönemlerini bu mütevazı çatının altında geçirdi. 2006 yılında eşini bir trafik kazasında kaybetmenin derin acısını yaşayan Baydiker, o günden bu yana evini ve içindeki hatıraları korumak için büyük bir özveri gösteriyor. Evin her köşesine kendi elleriyle bakım yapan, boyasını eksik etmeyen ve her detayıyla yakından ilgilenen Baydiker, modern yaşamın getirdiği kolaylıklardan ziyade, evinin sunduğu huzuru tercih ediyor.

Müteahhitlerin tekliflerine kapalı kapılar

Şehrin merkezinde kalması nedeniyle müteahhitlerin ve yatırımcıların iştahını kabartan bu küçük ev, aslında büyük bir direncin de simgesi haline geldi. Baydiker, evini satın almak isteyenlere ve bölgeyi dönüştürmek isteyen inşaat firmalarına karşı net bir duruş sergiliyor. Eviyle kurduğu duygusal bağın maddi değerlerin çok üzerinde olduğunu belirten Baydiker, komşularının ve çevredeki insanların kendisine duyduğu saygının, bu evde kalma kararını pekiştirdiğini ifade ediyor. Yoldan geçenlerin evi gördüklerinde duydukları hayranlığı ve eski günlere olan özlemlerini dile getirmeleri, Baydiker'in bu küçük kutu gibi evde yaşamaya devam etme motivasyonunu daha da artırıyor.

Eski eşyalarla gelen huzurlu yaşam

Evin içerisinde banyo gibi modern imkanların eksikliği veya çamaşırların hala elde yıkanması gibi zorluklar, Baydiker için bir vazgeçiş sebebi olmuyor. Eşinden kalan hatıraları ve evinin her köşesindeki yaşanmışlıkları korumak adına her türlü zorluğa göğüs gerdiğini belirten Baydiker, eşyalarını değiştirmeyi dahi düşünmüyor. Evin eski olmasının kendisi için bir kusur değil, aksine bir aidiyet göstergesi olduğunu vurgulayan Baydiker, kapısının her zaman eski günleri özleyenlere açık olduğunu belirtiyor. Modern dünyanın karmaşasından uzak, kendi küçük dünyasında yarım asırlık hatıralarıyla yaşamını sürdüren Hatice Baydiker, beton yığınlarının arasında adeta bir direnç ve vefa örneği sergiliyor.

Yorumlar
Yorum yazma kurallarını okumuş ve kabul etmiş sayılırsınız