Eğitim-Bir-Sen, 2026-2027 eğitim-öğretim yılının başlamasıyla birlikte, eğitim camiasının beklentilerini ve sistemin çözüm bekleyen temel meselelerini içeren kapsamlı bir yazılı açıklama yayımladı. Sendika, yeni dönemin sadece öğrenciler ve veliler için değil, eğitim çalışanları için de verimli ve huzurlu geçmesini temenni ederken, Türkiye'nin geleceğini inşa edecek olan eğitim politikalarının daha sağlam temellere oturtulması gerektiğini belirtti. Eğitim-Bir-Sen, sorunların sadece okulun ilk günlerinde gündeme getirilip ardından rafa kaldırılmasından duyulan rahatsızlığı dile getirerek, kalıcı ve sürdürülebilir iyileştirmelerin hayata geçirilmesinin artık bir zorunluluk olduğunu ifade etti.
PISA 2025 başarısı ve eğitimde eşitsizlik gerçeği
Eğitim sistemindeki güncel gelişmeleri değerlendiren sendika, PISA 2025 sonuçlarının Türkiye adına umut verici bir tablo çizdiğine dikkat çekti. Fen bilimleri, matematik ve okuma becerileri alanlarında elde edilen başarıların, son yıllarda eğitime yapılan yatırımların yanı sıra öğretmenlerin üstün gayret ve fedakârlıklarının bir yansıması olduğu vurgulandı. Ancak bu başarı tablosunun ardında yatan bazı risklere de işaret edildi. PISA 2025 verilerinin, bölgeler ve farklı okul türleri arasındaki başarı makasının açıldığını gösterdiğini belirten Eğitim-Bir-Sen, eğitimde fırsat eşitliğini sağlamak adına atılması gereken daha pek çok adımın bulunduğunu hatırlattı. Başarıyı takdir ederken, sistemin genelindeki eşitsizliklerin giderilmesinin öncelikli bir hedef olması gerektiği savunuldu.
Olumlu adımlar ve çözüm bekleyen kronik sorunlar
Sendika, Milli Eğitim Bakanlığı tarafından atılan bazı adımları memnuniyetle karşıladıklarını belirtti. Özellikle mülakat mağduru öğretmenler için PIKTES öğretmen alımı süreci üzerinden üretilen çözüm, eğitim yılı başında atılan olumlu bir adım olarak nitelendirildi. Ayrıca, iller arası mazerete bağlı yer değişikliğinde ikinci bir hak tanınması ve 2023 yılında atanan sözleşmeli öğretmenlere yer değişikliği imkânı verilmesi, eğitim çalışanlarının beklentilerine yanıt veren yerinde kararlar olarak değerlendirildi. Bununla birlikte, bu adımların yeterli olmadığı ve sistemin temelindeki yapısal sorunların hâlâ çözüm beklediği ifade edildi.
Eğitim çalışanlarının çalışma şartlarına dair beklentiler
Eğitim-Bir-Sen, açıklamasında öğretmen açığı, bölgeler arası dengesiz istihdam dağılımı ve iş güvencesiz ücretli öğretmenlik gibi konuların çalışma barışını zedelediğini belirtti. Sözleşmeli öğretmenlik modelinin motivasyonu düşürdüğünü savunan sendika, yer değişikliği taleplerinin karşılanamaması, kariyer basamakları sürecindeki eksiklikler ve ek ders ücretlerinin yetersizliği gibi konuların acilen ele alınması gerektiğini vurguladı. Okul yöneticiliğinin ikincil bir görev olarak görülmesi, norm kadro fazlası personelin yaşadığı belirsizlikler ve okulların bütçe ile güvenlik personeli ihtiyaçları gibi sorunların, eğitimde vakit kaybına tahammülü olmayan bir noktada olduğunu belirten sendika, yetkilileri bu sorunları ertelemeden çözmeye davet etti. Eğitim çalışanlarının işlerine yüksek motivasyonla gidebilmeleri için çalışma şartlarının iyileştirilmesinin, Türkiye'nin eğitim vizyonu için olmazsa olmaz bir şart olduğu yinelendi.