Havadis | Ankara | Ekonomide savaş gölgesi: Yılmaz'dan enflasyon ve gelecek vizyonu açıklaması

Ekonomide savaş gölgesi: Yılmaz'dan enflasyon ve gelecek vizyonu açıklaması

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, 2027-2029 dönemini kapsayan Orta Vadeli Programı açıklarken, küresel çatışmaların enflasyon üzerindeki baskısına dikkat çekerek, savaşın yarattığı olumsuz etkiler olmasaydı Türkiye'nin çok daha düşük bir enflasyon atmosferinde olacağını vurguladı.

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, 2027-2029 dönemini kapsayan Orta Vadeli Programı açıklarken, küresel çatışmaların enflasyon üzerindeki baskısına dikkat çekerek, savaşın yarattığı olumsuz etkiler olmasaydı Türkiye'nin çok daha düşük bir enflasyon atmosferinde olacağını vurguladı.

Ekonomide savaş gölgesi: Yılmaz'dan enflasyon ve gelecek vizyonu açıklaması
KAYNAK: İhlas Haber Ajansı

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde düzenlenen basın toplantısında, Türkiye ekonomisinin önümüzdeki üç yıllık yol haritasını belirleyen 2027-2029 dönemine ait Orta Vadeli Programı (OVP) kamuoyuyla paylaştı. Toplantıda büyüme, istihdam, bütçe dengesi ve cari açık gibi temel makroekonomik hedefler masaya yatırılırken, Yılmaz'ın açıklamaları özellikle dış konjonktürün ekonomi üzerindeki etkilerine odaklandı. Yılmaz, son üç yılda programı olumsuz etkileyen pek çok beklenmedik gelişme yaşandığını belirterek, bu durumun enflasyonla mücadele sürecini uzattığını ifade etti.

Savaşın maliyeti ve enflasyon üzerindeki baskı

Bölgesel çatışmaların Türkiye ekonomisi üzerindeki etkilerini değerlendiren Yılmaz, dış konjonktürün program hedeflerine ulaşma noktasında destekleyici olmadığını vurguladı. Yılmaz, özellikle savaşların yarattığı belirsizliklerin ve olumsuz sürprizlerin enflasyonla mücadeleyi zorlaştırdığını belirterek, "Savaşın etkisi olmasaydı bugün yüzde 31,5 seviyelerinde değil, yüzde 25 enflasyonlardan bahsediyor olacaktık. Bu durum çok daha farklı bir finansal atmosferi beraberinde getirecekti" değerlendirmesinde bulundu. Geçmişten gelen yüksek enflasyonun yarattığı atalet etkisine de değinen Yılmaz, bu durumun Türkiye'nin diğer ülkelerden farklı bir şekilde etkilenmesine neden olduğunu belirtti.

Konut arzı ve sosyal refah odaklı politikalar

Enflasyonla mücadelenin sadece para politikasıyla sınırlı kalmayacağını, arz yönlü politikaların da devreye alınacağını belirten Yılmaz, konut piyasasındaki gelişmelere dikkat çekti. Deprem konutlarının tamamlanmasıyla birlikte kiralardaki artış hızının yavaşladığını ifade eden Yılmaz, sosyal konut ve kiralık sosyal konut uygulamalarını yaygınlaştırma konusunda kararlı olduklarını dile getirdi. Bütçe imkanlarının yanı sıra bütçe dışı kaynaklarla da bu süreci destekleyeceklerini belirten Yılmaz, yenilenebilir enerji ve demiryolu yatırımlarıyla üretim ve lojistik maliyetlerini düşürmeyi hedeflediklerini sözlerine ekledi. Ekonomik güvenliğin ön plana çıkarıldığı bu yeni dönemde, sanayi yatırımlarının ve atıl iş gücünün değerlendirilmesinin kritik bir rol oynayacağını vurguladı.

İstihdam hedefleri ve terörün ekonomik etkisi

İşsizlik verilerine yönelik eleştirilere de yanıt veren Yılmaz, Türkiye'nin dünya genelinde kabul görmüş yöntemlerle hesaplama yaptığını belirtti. 2027-2029 döneminde 2,1 milyon kişilik istihdam artışı öngördüklerini ifade eden Yılmaz, genç nesillerin iş gücü piyasasına katılımını artırmanın önemine değindi. Öte yandan, terörün Türkiye ekonomisine uzun vadeli maliyetinin en az 2,3 trilyon dolar olduğunu hatırlatan Yılmaz, terörsüz bir Türkiye hedefinin Doğu ve Güneydoğu Anadolu'da tarım, turizm ve yatırım iklimini canlandıracağını belirtti. Güvenliğin tam anlamıyla sağlanmasıyla birlikte nitelikli insan kaynağının ve sermayenin bölgeye yönelmesinin, Türkiye'nin genel büyüme performansını destekleyeceğini ifade etti. Seçim takvimine ilişkin soruları da yanıtlayan Yılmaz, programın seçimlerin zamanında yapılacağı varsayımıyla hazırlandığını ve temel amaçlarının her zaman olduğu gibi toplumun refahını artırmak olduğunu vurguladı.

Yorumlar
Yorum yazma kurallarını okumuş ve kabul etmiş sayılırsınız