Havadis | Ankara | Ekonomide yeni yol haritası: 2026 enflasyon hedefi ve 20 bin dolar kişi başı gelir vizyonu

Ekonomide yeni yol haritası: 2026 enflasyon hedefi ve 20 bin dolar kişi başı gelir vizyonu

Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde açıklanan 2027-2029 dönemini kapsayan Orta Vadeli Program, Türkiye'nin önümüzdeki üç yıllık ekonomik rotasını çiziyor. Enflasyonun tek haneye indirilmesi ve kişi başına düşen milli gelirin 20 bin dolar barajını aşması temel hedefler arasında yer alıyor.

Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde açıklanan 2027-2029 dönemini kapsayan Orta Vadeli Program, Türkiye'nin önümüzdeki üç yıllık ekonomik rotasını çiziyor. Enflasyonun tek haneye indirilmesi ve kişi başına düşen milli gelirin 20 bin dolar barajını aşması temel hedefler arasında yer alıyor.

Ekonomide yeni yol haritası: 2026 enflasyon hedefi ve 20 bin dolar kişi başı gelir vizyonu
KAYNAK: İhlas Haber Ajansı

Cumhurbaşkanlığı Külliyesi, Türkiye ekonomisinin önümüzdeki üç yıllık geleceğini şekillendirecek olan 2027-2029 dönemine ait Orta Vadeli Program'ın (OVP) detaylarına ev sahipliği yaptı. Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz'ın liderliğinde, Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek ve Merkez Bankası Başkanı Fatih Karahan gibi ekonomi yönetiminin kilit isimlerinin katılımıyla gerçekleşen toplantıda, küresel riskler ve yerel hedefler masaya yatırıldı. Yılmaz, dünya genelinde jeopolitik gerilimlerin ve savaşın yarattığı belirsizliklerin ekonomik öngörülebilirliği zorlaştırdığına dikkat çekerek, Türkiye'nin bu süreçte dayanıklılığını koruduğunu vurguladı.

Enflasyonla mücadelede kararlılık mesajı

Programın merkezinde yer alan enflasyonla mücadele konusunda önemli veriler paylaşıldı. 2024 yılı Mayıs ayında yüzde 75,5 seviyelerine ulaşan enflasyonun, uygulanan sıkı politikalarla düşüş eğilimine girdiği belirtildi. Savaşın yarattığı arz yönlü baskıların geçici bir yatay seyir oluşturmasına rağmen, 2026 yılı son çeyreğinde düşüşün hızlanacağı öngörülüyor. Yıl sonu enflasyon beklentisi yüzde 28,4 olarak açıklanırken, 2029 yılı itibarıyla enflasyonun yeniden tek haneli rakamlara çekilmesi temel hedef olarak belirlendi. Yılmaz, gıda ve enerji gibi doğrudan savaş etkisine maruz kalan kalemler dışarıda tutulduğunda, enflasyonun ana eğilimindeki aşağı yönlü seyrin net bir şekilde izlendiğini ifade etti.

Büyüme ve refah artışı hedefleri

Türkiye ekonomisinin üretim kapasitesini ve rekabet gücünü artırmaya yönelik stratejiler, OVP'nin en dikkat çekici bölümlerinden birini oluşturuyor. 2026 yılı sonunda milli gelirin cumhuriyet tarihinde ilk kez 1,8 trilyon doları aşması beklenirken, kişi başına düşen milli gelirin de 20 bin dolar seviyesini geçeceği tahmin ediliyor. Büyüme oranlarının 2029 yılına kadar kademeli bir artışla yüzde 5 seviyesine ulaşması hedefleniyor. Bu büyümenin sadece rakamsal bir artış değil, istihdam odaklı ve toplumsal refahı artıran bir nitelikte olması için sanayi ve teknoloji yatırımlarına ağırlık verilecek. Özellikle imalat sanayii için hazırlanan 250 milyar liralık finansman desteği ve ihracat odaklı teşvikler, bu dönüşümün lokomotifi olacak.

İstihdam ve dış dengede dayanıklı yapı

İşsizlik oranlarının 2029 yılına kadar yüzde 7,6 seviyesine indirilmesi planlanırken, bu süreçte ekonomiye 2,1 milyon ilave istihdam kazandırılması hedefleniyor. Dış dengede ise enerji ithalatı ve emtia fiyatlarındaki artışın yarattığı baskılara rağmen, cari işlemler açığının yönetilebilir seviyelerde tutulması amaçlanıyor. Yılmaz, Türk Lirası'na olan güvenin arttığını ve mevduat yapısındaki iyileşmenin, uygulanan ekonomi politikalarının isabetli olduğunun bir göstergesi olduğunu belirtti. Ayrıca, risk primindeki düşüşün hem kamu hem de özel sektörün borçlanma maliyetlerini aşağı çektiği ve dış şoklara karşı ekonominin direncini artırdığı kaydedildi.

Yorumlar
Yorum yazma kurallarını okumuş ve kabul etmiş sayılırsınız