Dünya genelinde işverenlerin gözünden yükseköğretim kurumlarını değerlendiren ve mezunların iş dünyasındaki karşılığını ölçen Küresel Üniversite İstihdam Edilebilirlik Sıralaması 2027 (GEURS 2027) sonuçları açıklandı. Uluslararası araştırma kuruluşu Emerging Group tarafından hazırlanan ve Times Higher Education (THE) platformunda yayımlanan bu prestijli listede, Türkiye'nin yükseköğretimdeki yükselişi dikkat çekici bir ivme kazandı. Geçtiğimiz yıl dört üniversite ile temsil edilen Türkiye, bu yıl listeye iki yeni kurumun daha eklenmesiyle toplamda altı üniversite ile küresel arenada yer almayı başardı.

İşverenlerin gözünde Türk üniversitelerinin yükselişi
Sıralamada yer alan Türk üniversiteleri, sadece listeye girmekle kalmadı, aynı zamanda mevcut konumlarını da güçlendirdi. Koç Üniversitesi, geçen yılki 209'uncu sırasından 208'inci sıraya yükselerek Türkiye'nin en üst sırada yer alan temsilcisi oldu. Benzer şekilde Sabancı Üniversitesi 212'nci sıradan 211'inci sıraya, Orta Doğu Teknik Üniversitesi (ODTÜ) ise 224'üncü sıradan 223'üncü sıraya tırmanarak istikrarlı bir grafik çizdi. İstanbul Teknik Üniversitesi (İTÜ) 255'inci sırada kendine yer bulurken, Bilkent Üniversitesi 275'inci ve Boğaziçi Üniversitesi 277'nci sıradan listeye giriş yaparak Türkiye'nin temsil gücünü artırdı.

Yükseköğretim Kurulu (YÖK) Başkanı Erol Özvar, bu başarının tesadüf olmadığını vurgulayarak, mezunların küresel ölçekte rekabet edebilme yeteneklerinin iş dünyası tarafından tescillendiğini belirtti. Özvar, Türkiye'nin yükseköğretim sistemini sürekli güçlendirme kararlılığında olduklarını ve hedeflerinin sadece tanınırlığı artırmak değil, dünyanın her yerinde aranan mezunlar yetiştiren üniversitelerin sayısını çoğaltmak olduğunu ifade etti. Gençlerin teknolojiyi üreten ve yenilik geliştiren bireyler olarak yetişmesi için atılan adımların, mezunların küresel iş dünyasındaki başarılarıyla somutlaştığına dikkat çekti.

15 binin üzerinde yöneticinin tercihi
GEURS 2027 araştırması, akademik yayın sayıları veya genel itibardan ziyade, doğrudan işverenlerin deneyimlerine odaklanmasıyla öne çıkıyor. 40 ülkeden 15 bin 665 nitelikli katılımcının görüşleri alınarak hazırlanan sıralama, 11 farklı dilde yürütülen titiz bir süreçten geçti. Katılımcıların, son iki yılda işe aldıkları veya birlikte çalıştıkları yaklaşık 354 bin mezun hakkındaki deneyimleri, verilerin temelini oluşturdu. Her katılımcı, mezunlarını istihdam edilebilirlik açısından en güçlü bulduğu 15 kuruma oy vererek, sıralamanın gerçek iş dünyası verileriyle şekillenmesini sağladı.

Araştırmanın sonuçları, işverenlerin üniversite tercihlerinde nelerin belirleyici olduğunu da gözler önüne serdi. İş dünyası temsilcileri için akademik performans yüzde 19,3 ile en önemli kriter olurken, bunu yüzde 18,6 ile mezunların sahip olduğu beceriler ve yüzde 17,2 ile iş hayatına yönelik uzmanlık takip etti. Etki ve liderlik, uzmanlaşma, uluslararasılık ve kurumsal itibar gibi faktörler de işverenlerin karar mekanizmasında önemli rol oynadı. Küresel listenin zirvesinde ise Massachusetts Institute of Technology (MIT), Stanford Üniversitesi ve Oxford Üniversitesi gibi dünya devleri yer aldı.

Küresel rekabette yeni bir dönem
Türkiye'nin bu listedeki varlığını artırması, yükseköğretim kurumlarının küresel iş piyasasıyla olan entegrasyonunun bir göstergesi olarak değerlendiriliyor. Üniversitelerin sadece teorik bilgi aktaran değil, aynı zamanda iş dünyasının ihtiyaç duyduğu pratik becerilere sahip mezunlar yetiştiren kurumlar haline gelmesi, Türkiye'nin uluslararası rekabet gücünü doğrudan etkiliyor. YÖK'ün stratejik hedefleri doğrultusunda, mezunların küresel iş dünyasında daha fazla karşılık bulması ve Türkiye'nin yükseköğretimdeki yükselen gücünün daha ileri taşınması temel öncelik olmaya devam ediyor. Bu başarı, Türk üniversitelerinin sadece bölgesel değil, küresel ölçekte de tercih edilen birer eğitim merkezi olma yolunda emin adımlarla ilerlediğini kanıtlıyor.