Havadis | Ankara | Milas'ta binlerce ailenin kaderi Danıştay'ın karar gününe kilitlendi: Emeğimizin ve geleceğimizin peşindeyiz

Milas'ta binlerce ailenin kaderi Danıştay'ın karar gününe kilitlendi: Emeğimizin ve geleceğimizin peşindeyiz

Milas'taki termik santrallerin geleceğini belirleyecek kritik Danıştay kararı öncesinde bölge halkı ve sendika temsilcileri, üretimin durmasının yaratacağı ekonomik yıkıma dikkat çekerek seslerini yükseltti. Binlerce çalışanın ve yerel esnafın geçim kaynağı olan tesislerin korunması için ortak bir çağrı yapıldı.

Milas'taki termik santrallerin geleceğini belirleyecek kritik Danıştay kararı öncesinde bölge halkı ve sendika temsilcileri, üretimin durmasının yaratacağı ekonomik yıkıma dikkat çekerek seslerini yükseltti. Binlerce çalışanın ve yerel esnafın geçim kaynağı olan tesislerin korunması için ortak bir çağrı yapıldı.

Milas'ta binlerce ailenin kaderi Danıştay'ın karar gününe kilitlendi: Emeğimizin ve geleceğimizin peşindeyiz
KAYNAK: İhlas Haber Ajansı

Milas sınırları içerisinde faaliyet gösteren Yeniköy ve Kemerköy Termik Santralleri ile bağlantılı maden sahalarının geleceği, önümüzdeki günlerde Danıştay tarafından verilecek kararla netleşecek. Bölge ekonomisinin can damarı olan bu tesislerin faaliyetlerinin durdurulması ihtimali, sadece doğrudan çalışan binlerce işçiyi değil, aynı zamanda bölgedeki esnafı, nakliyecileri ve yerel tedarikçileri de derin bir endişeye sürüklüyor. Karar duruşması öncesinde bir araya gelen TES-İŞ Sendikası Yatağan Şube Başkanı Fatih Erçelik ve Muhtarlar Danışma Kurulu Sözcüsü Dursun Uysal, üretimin devam etmesi gerektiğinin altını çizerek, bölge halkının ortak beklentisini dile getirdi.

Üretim durursa bölge ekonomisi çöker

TES-İŞ Şube Başkanı Fatih Erçelik, santrallerin ve maden sahalarının bir bütün olduğunu, maden faaliyetlerinin durmasının doğrudan santralin de kapanması anlamına geleceğini vurguladı. Erçelik, yaklaşık 3 bin 100 kişinin doğrudan istihdam edildiği bu tesislerin, bakım, nakliye ve tedarik zinciriyle birlikte binlerce haneye ekmek kapısı olduğunu belirtti. Soma örneğini hatırlatan Erçelik, benzer bir felaketin Milas'ta yaşanmaması için mücadele ettiklerini ifade ederek, işçinin, esnafın ve bölge halkının geleceğinin bu karara bağlı olduğunu dile getirdi. Erçelik, kimseyle karşı karşıya gelmek istemediklerini ancak işçiyi işsiz bırakan bir çözümün bölge için yıkım olacağını sözlerine ekledi.

Köylerin geleceği ve gerçekler

Muhtarlar Danışma Kurulu Sözcüsü Dursun Uysal ise, madenciliğin 40 yılı aşkın süredir bölge yaşamının ayrılmaz bir parçası olduğunu belirtti. Uysal, köylerin yok olacağı yönündeki iddiaların gerçeği yansıtmadığını, kamulaştırma süreçlerinin şeffaf olduğunu ve köylerin merkezlerinin yerinde kalacağını ifade etti. Dış kaynaklı söylemlere itibar edilmemesi gerektiğini savunan Uysal, bölge halkının hem tarımla uğraşıp hem de madende çalışarak ekonomiye katkı sağladığını hatırlattı. Gençlerin iş için başka şehirlere göç etmemesi adına üretimin devamlılığının şart olduğunu belirten Uysal, toprağın ve zeytinin korunması ile istihdamın korunmasının birbirine zıt kavramlar olmadığını vurguladı.

Yargıdan beklenti: Ekonomik gerçekler göz ardı edilmesin

Bölge temsilcileri, yargı sürecine olan güvenlerini dile getirirken, verilecek kararın sadece hukuki bir metin değil, binlerce ailenin geçimini doğrudan etkileyen bir toplumsal gerçeklik olduğunu hatırlattı. Maden sahalarının ve santrallerin bölge ekonomisi için vazgeçilmez bir değer olduğunu belirten temsilciler, zeytin, toprak ve emeğin bir bütün olduğunu savundu. Karar vericilerin, bölgede yaşayan insanların duruşunu ve ekonomik gerçekleri dikkate almasını beklediklerini ifade eden Erçelik ve Uysal, çocuklarımızın geleceğini kendi emekleriyle korumak istediklerini belirterek, işlerine ve geleceklerine sahip çıkma kararlılıklarını yinelediler. Bölge halkı, Danıştay'dan çıkacak kararın, hem doğayı hem de insanı gözeten bir denge içerisinde olmasını umut ediyor.

Yorumlar
Yorum yazma kurallarını okumuş ve kabul etmiş sayılırsınız