Gençlik ve Spor Bakanı Dr. Osman Aşkın Bak, Avrupa Konseyi tarafından Monako’da düzenlenen 19’uncu Spordan Sorumlu Bakanlar Konferansı’na katılarak Türkiye’nin spor politikalarındaki insani ve kapsayıcı yaklaşımını uluslararası platforma taşıdı. Monako Prensi II. Albert ve Avrupa Konseyi Genel Sekreteri Alain Berset’in de hazır bulunduğu zirvede, Türkiye’yi temsil eden Bakan Bak, sporun sadece fiziksel bir aktivite değil, aynı zamanda çocukların korunması ve sağlıklı gelişimi için temel bir hak olduğunu vurguladı. 17 ülkenin bakan düzeyinde, 7 ülkenin ise devlet bakanı seviyesinde katılım sağladığı konferans, sporun daha güvenli ve sağlıklı bir zemine oturtulması amacıyla düzenlenen iki ana panel ile gerçekleştirildi.

Sporun birleştirici gücü ve kapsayıcı politikalar
Bakan Bak, Türkiye’nin spor vizyonunun merkezine hiçbir çocuğun ekonomik, sosyal veya fiziksel engeller nedeniyle sporun dışında kalmamasını koyduklarını belirtti. 12’nci Kalkınma Planı ve Bakanlığın 2024-2028 Stratejik Planı doğrultusunda yürütülen çalışmaların, çocukların güvenli bir spor ekosisteminde yetişmesini hedeflediğini ifade eden Bak, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde son yirmi beş yılda spor altyapısına yapılan devasa yatırımların bu hedefe ulaşmada kritik bir rol oynadığını kaydetti. 81 ilde faaliyet gösteren gençlik merkezleri, genç ofisler ve spor tesisleri aracılığıyla milyonlarca çocuğun ücretsiz olarak sportif ve sanatsal faaliyetlere erişim sağladığını belirten Bakan, özellikle Yüzme Bilmeyen Kalmasın ve Sokaklar Bizim gibi projelerin toplumsal kapsayıcılığı artırdığını vurguladı. Dezavantajlı gruplar, engelli bireyler ve mülteci misafirler için geliştirilen özel modellerin, uluslararası kuruluşlarla yapılan iş birlikleriyle güçlendirildiğini dile getiren Bak, sporun herkes için erişilebilir kılınmasının Türkiye’nin öncelikli bir devlet politikası olduğunu ifade etti.

Performans baskısına karşı koruyucu yaklaşım
Konferansın ana gündem maddelerinden biri olan çocuk sporcuların korunması konusuna da değinen Bakan Bak, erken yaşlarda ortaya çıkan başarı ve performans baskısının, sporcuları sağlıklarını riske atan yanlış uygulamalara itebileceği uyarısında bulundu. Dopingle mücadeleyi de kapsayan bütüncül bir koruma kalkanının şart olduğunu belirten Bak, çocukların sadece fiziksel değil, dijital dünya ve bağımlılık gibi psiko-sosyal risklere karşı da korunması gerektiğini vurguladı. Bu kapsamda yürütülen Adım Adım El Ele: Bağımlılıkla Mücadele Programı ile 494 bini aşkın gence ulaşıldığını belirten Bakan, sporun gençleri zararlı alışkanlıklardan uzak tutan en güçlü araçlardan biri olduğunu hatırlattı. Ayrıca, 2016 yılında imzalanan Avrupa Konseyi Sözleşmesi’nin 10’uncu yıl dönümü etkinlikleri çerçevesinde, Türkiye’nin sporda şiddetle mücadele konusundaki başarılı deneyimleri ve attığı somut adımlar katılımcılarla paylaşıldı.

Gazze’deki insani krize uluslararası dikkat
Konferansın en dikkat çekici anlarından biri, Bakan Bak’ın Gazze’de yaşanan ağır insani krize dikkat çektiği konuşması oldu. Sporun evrensel değerlerini savunurken çatışma bölgelerindeki hak ihlallerine sessiz kalmanın mümkün olmadığını belirten Bak, çocukların güvenli bir ortamda yaşama hakkının coğrafyaya veya siyasi koşullara göre değişemeyeceğini vurguladı. Gazze’deki çocukların eğitim ve spor imkanlarından mahrum bırakılmasının uluslararası normlara aykırı olduğunu ifade eden Bakan, Türkiye’nin önerisiyle Avrupa Konseyi Spor Bakanları Kararı’na, Gazze’deki çocukların temel ihtiyaçlardan ve güvenli spor ortamından yoksun bırakılmalarına dair bir hükmün eklenmesini sağladı. Bu kararın, çatışmalardan etkilenen tüm çocukların haklarının korunması adına ortak bir sorumluluk bilincini yansıttığını belirten Bak, üye ülkelerin bu konudaki yapıcı desteğinden duyduğu memnuniyeti dile getirdi.

