İnsan sağlığını tehdit eden bulaşıcı hastalıkların büyük bir kısmının hayvan kaynaklı olduğu gerçeği, küresel sağlık politikalarının yeniden gözden geçirilmesini zorunlu kılıyor. Türk Veteriner Hekimleri Birliği (TVHB) Başkanı Ali Eroğlu, 3 Kasım Dünya Tek Sağlık Günü vesilesiyle yaptığı değerlendirmelerde, mevcut sağlık sisteminin sadece insan odaklı değil, çevre ve hayvan sağlığını da kapsayan bütüncül bir yaklaşıma evrilmesi gerektiğini ifade etti. Eroğlu, Türkiye'nin coğrafi konumu ve ekosistem çeşitliliği göz önüne alındığında, zoonotik hastalıklarla mücadelede yasal bir çerçevenin eksikliğinin büyük bir risk oluşturduğuna dikkat çekti.
Zoonotik hastalıklar küresel bir tehdit
Bilimsel veriler, insanlarda görülen bulaşıcı hastalıkların yaklaşık yüzde 60'ının hayvanlardan insanlara geçtiğini, yeni ortaya çıkan hastalıkların ise yüzde 75'inin yine hayvan kaynaklı olduğunu ortaya koyuyor. Covid-19 pandemisinin bu gerçeği tüm dünyaya acı bir şekilde hatırlattığını belirten Eroğlu, Türkiye'nin göçmen kuş güzergahları, yoğun hayvan hareketliliği ve değişken iklim yapısı nedeniyle bu hastalıklara karşı oldukça kırılgan bir konumda olduğunu vurguladı. Bruselloz, şarbon, şap, kuduz, Kırım Kongo Kanamalı Ateşi ve tüberküloz gibi hastalıkların varlığı, tek sağlık yaklaşımının sadece bir tercih değil, bir zorunluluk olduğunu kanıtlıyor.
Veteriner hekimlerin statüsü güçlendirilmeli
Zoonotik hastalıkların kontrol altına alınması ve gıda güvenliğinin sağlanması noktasında veteriner hekimlerin üstlendiği kritik role rağmen, bu meslek grubunun sağlık hizmetleri içerisindeki konumunun yeterince güçlü olmadığını belirten Eroğlu, veteriner hekimlerin sağlık personeli statüsünün iyileştirilmesi gerektiğini savundu. Sağlık sisteminin sürdürülebilirliğinin ancak koruyucu sağlık hizmetlerine öncelik verilmesiyle mümkün olabileceğini ifade eden TVHB Başkanı, hastalıklar ortaya çıkmadan önce alınacak tedbirlerin hem toplum sağlığını koruyacağını hem de kamu sağlık harcamalarını ciddi oranda düşüreceğini belirtti. Karar alma mekanizmalarında veteriner hekimlerin daha etkin bir şekilde yer alması, salgın yönetimi açısından hayati önem taşıyor.
Hastalık Kontrol ve İzleme Merkezi kurulmalı
Eroğlu, çözüm önerisi olarak doğrudan Cumhurbaşkanlığına bağlı bir Hastalık Kontrol ve İzleme Merkezi'nin kurulması gerektiğini dile getirdi. Bu merkezde beşeri hekimler, veteriner hekimler, halk sağlığı uzmanları ve ilgili diğer disiplinlerin bir arada çalışması, kurumlar arası koordinasyonun sağlanması ve erken uyarı sistemlerinin geliştirilmesi hedefleniyor. İnsan, hayvan, bitki ve çevre sağlığına ilişkin görev ve yetkilerin net bir şekilde tanımlandığı kapsamlı bir Tek Sağlık Yasası'nın çıkarılması, Türkiye'nin gelecekteki olası salgınlara karşı daha dirençli bir yapıya kavuşmasını sağlayacaktır. Bu bütüncül yapılanma, sadece bugünkü riskleri değil, gelecekte ortaya çıkabilecek biyolojik tehditleri de yönetebilecek kapasitede olmalıdır.