Eğitim camiası, son dönemde Siverek ve Kahramanmaraş'ta yaşanan ve Ayla Öğretmen ile öğrencilerin hayatını kaybetmesiyle sonuçlanan acı olayların ardından büyük bir yas ve endişe içerisinde. Yeni eğitim-öğretim yılına sayılı günler kala, okullardaki güvenlik açıkları ve şiddet sarmalı yeniden tartışmaların odağına yerleşti. Türk Eğitim-Sen Genel Başkanı Talip Geylan, eğitim yuvalarının huzurlu birer öğrenme alanı olması gerektiğini vurgulayarak, Milli Eğitim Bakanlığı'nı ve ilgili tüm kurumları vakit kaybetmeden harekete geçmeye çağırdı. Geylan, özellikle 12-18 yaş grubundaki çocukların karıştığı ağır suçlara yönelik ceza sınırlarının yeniden düzenlenmesi gerektiğinin altını çizdi.
Akran zorbalığı okul bahçelerinde kol geziyor
Sendikanın 2 bin 296 öğretmenin katılımıyla gerçekleştirdiği kapsamlı anket çalışması, okullardaki şiddet ikliminin ne kadar yaygın olduğunu rakamlarla kanıtlıyor. Araştırma sonuçlarına göre, öğretmenlerin yüzde 89,4 gibi çok yüksek bir oranı, görev yaptıkları okullarda akran zorbalığına bizzat tanık olduklarını ifade ediyor. Katılımcıların yüzde 34,5'i zorbalığın okullarında açıkça yaygın olduğunu belirtirken, yüzde 49,2'si ise bu durumun kısmen yaygın olduğunu vurguluyor. Zorbalığın en yoğun yaşandığı alanlar ise yüzde 37,2 ile okul bahçeleri olarak öne çıkıyor. Bahçeleri yüzde 19,5 ile sınıflar ve yüzde 16 ile sosyal medya platformları takip ediyor. Öğretmenlerin dikkat çektiği bir diğer vahim nokta ise, zorbalığa maruz kalan öğrencilerin yaşadıkları travmayı okul yönetimi veya aileleriyle paylaşmaktan çekinmeleri.
Suça karışan çocukların varlığı endişe veriyor
Araştırmanın en çarpıcı bulgularından biri de okullardaki suça karışan çocuk profili oldu. Ankete katılan öğretmenlerin yüzde 23,9'u, görev yaptığı okulda suça karışmış öğrencilerin bulunduğunu beyan etti. Bu durum, okulların sadece eğitim değil, aynı zamanda toplumsal risklerin de yansıdığı bir alan haline geldiğini gösteriyor. Geylan, bu tablo karşısında 2026-2027 eğitim-öğretim yılının Öğretmenimi ve Okulumu Seviyorum temasıyla başlatılmasını önererek, güvenli okul ikliminin tesis edilmesinin bir zorunluluk olduğunu belirtti. Ayrıca, madde kullanımı ve kesici alet taşıma gibi risklerin de göz ardı edilmemesi gerektiği, okul giriş-çıkışlarının daha sıkı denetlenmesi gerektiği ifade edildi.
Rehberlik servisleri için acil kapasite artışı şart
Okullardaki şiddet ve zorbalıkla mücadelede en kritik mekanizma olan rehberlik servislerinin mevcut durumu da ankette masaya yatırıldı. Katılımcıların büyük bir kısmı, rehberlik birimlerinin zorbalık vakalarına müdahale etmeye çalıştığını ancak bu desteğin yeterli olmadığını düşünüyor. Geylan, çözüm önerisi olarak okullarda her 100 öğrenciye en az 1 rehber öğretmen düşecek şekilde bir planlama yapılması gerektiğini savundu. Psikolojik danışman sayısının artırılması ve öğretmenlerin bu süreçte daha aktif rol alması, okullarda sağlıklı bir ortamın yeniden inşası için temel şart olarak görülüyor. Eğitimciler, sadece akademik başarıya değil, öğrencilerin ruh sağlığına ve güvenliğine odaklanan bir sistemin, şiddeti önlemede en etkili yol olacağı konusunda hemfikir.