Rus edebiyatı tarihinin en çok tartışılan ve aynı zamanda en geniş kitlelere ulaşan eserlerinden biri olan Faddey Bulgarin imzalı İvan Vıjigin, aradan geçen iki yüz yılın ardından Türk okuruyla buluştu. Yeditepe Yayınevi tarafından Soylu Soysuz ismiyle yayımlanan bu hacimli eser, 19. yüzyıl Rus edebiyatının uluslararası ölçekte ses getiren ilk romanlarından biri olma özelliğini taşıyor. Erkam Temir’in Türkçeye kazandırdığı 480 sayfalık bu roman, edebiyat dünyasında uzun süredir beklenen bir boşluğu doldurmayı hedefliyor. 1829 yılında ilk kez okurla buluştuğunda Rusya’da büyük bir sansasyon yaratan kitap, kısa sürede Fransızca, Almanca, İngilizce, İtalyanca ve Lehçe gibi pek çok dile çevrilerek Avrupa edebiyat çevrelerinde de geniş bir yankı uyandırmıştı.
Pikaresk bir yolculukla Rusya’nın röntgeni
Roman, pikaresk edebiyat geleneğinin tüm karakteristik özelliklerini bünyesinde barındırarak, ana karakterinin başından geçen maceralar üzerinden dönemin Rus toplumunu çok katmanlı bir şekilde mercek altına alıyor. Bulgarin, eserinde taşra bürokrasisindeki rüşvet çarkından devlet kademelerindeki kişisel çıkar ilişkilerine, aristokrat sınıfın ikiyüzlü tavrından tüccarların hileli işlerine kadar pek çok toplumsal yaraya parmak basıyor. Adalet mekanizmasındaki bozulmaların ve ahlaki yozlaşmanın altını çizen yazar, tüm bu karanlık tabloyu mizah ve toplumsal hicivle harmanlayarak okura sunuyor. İyilik ile kötülük, erdem ile çıkar ilişkileri arasındaki bitmek bilmeyen çatışma, romanın temel anlatı eksenini oluştururken, okuyucuyu 19. yüzyıl Rusya’sının karmaşık yapısında bir yolculuğa çıkarıyor.
Edebiyat tarihinin gölgede kalmış tartışmalı ismi
Faddey Bulgarin, özellikle Rus edebiyatının devi Aleksandr Puşkin ile yaşadığı şiddetli edebî ve kişisel çekişmelerle tanınan, tarihsel süreçte gölgede bırakılmış bir isim olarak dikkat çekiyor. Ancak İvan Vıjigin, yani yeni adıyla Soylu Soysuz, 19. yüzyıl Rus romanının gelişim evresini anlamak isteyenler için vazgeçilmez bir kaynak niteliği taşıyor. Bulgarin’in kurduğu anlatı geleneği, dönemin toplumsal gerçekliğini romanın merkezine yerleştiren edebî yaklaşımların evrimi açısından da büyük önem arz ediyor. Yazarın bu eseri, yalnızca bir hikâye anlatmakla kalmıyor, aynı zamanda dönemin kurumsal işleyişini ve toplumsal dokusunu sorgulayan bir ayna görevi görüyor.
Türk okuru için yeni bir pencere
Soylu Soysuz, Türkçe okura yalnızca 19. yüzyıl Rus edebiyatının önemli bir eserini tanıtmakla kalmıyor, aynı zamanda Rus edebiyatının oluşum dönemine, toplumsal yapısına ve o dönemin edebî tartışmalarına farklı bir pencereden bakma imkânı sunuyor. Erkam Temir’in titiz çevirisiyle Türkçeye kazandırılan bu eser, Yeditepe Yayınevi etiketiyle raflardaki yerini aldı. Edebiyatseverler için bu roman, Rus edebiyatının sadece büyük isimlerden ibaret olmadığını, arka planda toplumsal eleştiriyi merkeze alan güçlü kalemlerin de bulunduğunu kanıtlayan bir belge niteliğinde. Soylu Soysuz, hem tarihsel bir belge hem de sürükleyici bir kurgu olarak kütüphanelerdeki yerini almaya hazırlanıyor.