Sanat dünyasında büyük yankı uyandıran ve eserlerin zarar görmesiyle sonuçlanan gümrükteki beton blok krizi, Ticaret Bakanlığı'nın yaptığı resmi açıklamayla yeni bir boyut kazandı. İngiltere'de düzenlenecek bir sergiye gönderilmek üzere yola çıkan ancak Dereköy Gümrük Kapısı'nda durdurulan eserlerin, güvenlik kontrolleri sırasında kırılması sanat camiasında şok etkisi yaratmıştı. Ticaret Bakanlığı Basın ve Halkla İlişkiler Müşaviri Bekir Kaplan, yaşanan bu talihsiz durumun ardından sanatçı Canan Tolon ile doğrudan bir görüşme gerçekleştirdiğini ve kendisine duyduğu üzüntüyü bizzat ilettiğini belirtti. Bir sanatsever olarak bu mağduriyetten duyduğu kişisel üzüntüyü de dile getiren Kaplan, olayın arka planındaki güvenlik prosedürlerine ışık tuttu.
Güvenlik taramasında şüpheli yoğunluk
Olayın detaylarına bakıldığında, 1 Kasım tarihinde gerçekleşen kontrollerin aslında rutin bir güvenlik prosedürünün parçası olduğu anlaşılıyor. Dereköy Gümrük Kapısı'nda yapılan incelemelerde, X-Ray taramasında şüpheli yoğunluk veren üç beton blok tespit edildi. Söz konusu eşyaların, taşıma belgelerinde sanat eseri veya heykel niteliğinde olduklarına dair hiçbir tanımlama veya belgelendirme bulunmadığı vurgulandı. Sürücünün rızasıyla gerçekleştirilen fiziki kontrol sırasında kırılan bu blokların, beyan dışı eşya statüsünde olması, gümrük memurlarının güvenlik protokollerini devreye sokmasına neden oldu. Bakanlık yetkilileri, bu işlemin sanat eserlerine yönelik bir müdahale değil, tamamen kamu güvenliğini sağlamaya yönelik bir denetim olduğunu ısrarla belirtiyor.
Kaçakçılıkla mücadelede sanat eseri kılıfı
Bakanlık açıklamasında, gümrüklerdeki risk analizlerinin neden bu kadar sıkı tutulduğuna dair çarpıcı örnekler verildi. Geçmişte gerçekleştirilen operasyonlarda, uyuşturucu kaçakçılarının heykel, tablo, mermer blok ve çeşitli yapı malzemesi görünümlü objeleri kullanarak yasa dışı sevkiyat yapmaya çalıştıkları çok sayıda vaka tespit edildi. Bu tür yöntemlerin sıkça kullanılması, gümrük görevlilerinin beyan edilmemiş veya şüpheli görünen her türlü ağır ve yoğun içerikli eşyaya karşı daha temkinli yaklaşmasına yol açıyor. Dolayısıyla, Canan Tolon'un eserlerinin yaşadığı bu mağduriyet, aslında gümrüklerdeki kaçakçılıkla mücadele mekanizmasının ne kadar hassas bir denge üzerinde çalıştığını da gözler önüne serdi.
Sektöre kritik uyarı: Belgeler eksiksiz olmalı
Yaşanan bu üzücü tecrübenin ardından Ticaret Bakanlığı, sanat galerileri, gümrük müşavirlikleri ve lojistik şirketlerine yönelik önemli bir uyarıda bulundu. Uluslararası sergilere gönderilecek eserlerin niteliğinin, taşıma bilgilerinin ve gerekli tüm izin belgelerinin gümrük işlemlerinde eksiksiz bir şekilde beyan edilmesinin hayati önem taşıdığı hatırlatıldı. Sanatçının da gümrük süreçleri ve uluslararası taşıma mevzuatının ayrıntılarına hakim olmadığını ifade etmesi, bu alandaki bilgilendirme eksikliğini de ortaya koydu. Bakanlık, benzer mağduriyetlerin yaşanmaması adına tüm paydaşların daha dikkatli olması gerektiğini vurgularken, sanatın dünyayla buluşmasını desteklediklerini ancak bu süreçte eserlerin korunması için prosedürlere tam uyumun şart olduğunu belirtti.