Türkiye'nin savunma sanayii vizyonu, 41 yıl önce atılan mütevazı adımlardan bugün 100 milyar doları aşan devasa bir proje hacmine evrildi. Savunma Sanayii Başkanlığı (SSB), kuruluşunun 41. yıl dönümünde, dışa bağımlılıktan tam bağımsızlığa uzanan stratejik dönüşümün rakamlarla ifade edilen başarı hikayesini kamuoyuyla paylaştı. 1985 yılında temelleri atılan bu yapı, bugün sadece Türkiye'nin güvenlik ihtiyaçlarını karşılamakla kalmıyor, aynı zamanda dünyada benzerine az rastlanan entegre bir modelle küresel savunma pazarında oyun kurucu rolü üstleniyor.
Dışa bağımlılıktan küresel ihracat gücüne
Savunma Sanayii Başkanı Haluk Görgün, kurumun 41 yıllık serüvenini değerlendirirken, Türkiye'nin geçirdiği değişimi şu sözlerle özetledi: Bir zamanlar yalnızca tedarik eden Türkiye'den, bugün tasarlayan, geliştiren, üreten, entegre eden ve ihraç eden Türkiye'ye geldik. 2002 yılında yüzde 20 seviyelerinde seyreden yerlilik oranı, bugün yüzde 80'in üzerine çıkarak milli teknolojinin gücünü kanıtladı. İnsansız hava araçlarından milli savaş gemilerine, hava savunma sistemlerinden elektronik harp teknolojilerine kadar geniş bir yelpazede kazanılan özgün kabiliyetler, Türkiye'nin savunma sanayii ekosistemini uluslararası arenada aranan bir aktör konumuna taşıdı.
Rakamlarla devasa büyüme ve istihdam
Sektördeki büyüme sadece teknolojik değil, aynı zamanda ekonomik ve istihdama dayalı bir genişlemeyi de beraberinde getirdi. 2002 yılında sadece 56 firmanın faaliyet gösterdiği ve 62 projenin yürütüldüğü ekosistem, bugün 4 binin üzerinde firmaya ve yaklaşık bin 500 projeye ev sahipliği yapıyor. Sektörün 2002 yılında 1,1 milyar dolar olan cirosu 25 milyar dolar seviyesine yükselirken, yıllık Ar-Ge harcamaları 49 milyon dolardan 3,5 milyar doların üzerine çıktı. Bu büyüme, istihdam rakamlarına da doğrudan yansıdı; 2022 yılında 81 bin olan sektör çalışanı sayısı 135 bini aşarken, 2028 yılına kadar 158 bin kişilik bir istihdam kapasitesine ulaşılması hedefleniyor.
İhracatta rekorlar dönemi
Türkiye'nin savunma ve havacılık ihracatı, 2002 yılındaki 248 milyon dolar seviyesinden 2025 yılında 10 milyar doları aşan bir noktaya ulaştı. Ekim 2026 itibarıyla son 12 aylık ihracat rakamı 11 milyar 357 milyon dolar olarak kaydedildi. Özellikle son dört yılda gerçekleştirilen ihracat, toplam 55 milyar dolarlık 14 yıllık birikimin yarısından fazlasını oluşturuyor. NATO üyesi ülkeler dahil olmak üzere yüksek teknoloji standartlarının arandığı pazarlarda Türk ürünlerinin tercih edilmesi, sektörün uluslararası konumunu her geçen gün daha da sağlamlaştırıyor. Başkan Görgün, bu başarının arkasında yatan en büyük gücün, ihtiyaç analizinden teslimata kadar her aşamada büyük bir özveriyle çalışan binlerce insanın emeği olduğunu vurguluyor.