Türkiye'nin savunma sanayii ekosisteminde teknolojik atılımların yanı sıra, bu teknolojileri tasarlayan ve üreten insan kaynağının yönetimi de stratejik bir dönüşüm sürecine girdi. Savunma Sanayii Başkanlığı (SSB) tarafından geliştirilen İnsan Yönetimi Olgunluk Modeli (İYOM), sektördeki şirketlerin insan kaynağı kapasitelerini ölçülebilir ve geliştirilebilir bir yapıya kavuşturmak amacıyla hayata geçirildi. Nuri Demirağ Toplantı Salonu'nda düzenlenen özel bir programla, şirketleri bu kriterlere göre denetleyecek değerlendiricilerin eğitim süreci resmen başlatıldı.
Ortak akılla şekillenen stratejik model
İYOM'un en dikkat çekici yönü, tepeden inme bir kural dizisi olmaktan ziyade, sektörün içinden gelen bir ihtiyaçla doğmuş olmasıdır. Farklı ölçeklerdeki 36 savunma sanayii şirketinden gelen 90 insan yönetimi uzmanının yoğun katkılarıyla kurgulanan bu model, savunma sanayiinin ortak aklını temsil ediyor. SSB Başkanı Haluk Görgün, modelin sadece bir puanlama sistemi olarak görülmemesi gerektiğini, kurumların mevcut kapasitelerini net bir şekilde okuyarak yarının ihtiyaçlarına hazırlanmalarını sağlayan bir yol haritası olduğunu vurguladı. 8 ana süreç ve 37 alt süreçten oluşan model, 5 farklı olgunluk seviyesi üzerinden şirketlerin performansını analiz ediyor.
Teknolojik bağımsızlığın anahtarı yetkin insan
Dünyanın hızlı bir teknolojik dönüşümden geçtiğini belirten Görgün, yapay zekadan otonom sistemlere kadar pek çok alanda yaşanan değişimin, çalışma biçimlerini ve ihtiyaç duyulan yetkinlikleri kökten değiştirdiğini ifade etti. Dünya Ekonomik Forumu'nun verilerine atıfta bulunan Görgün, 2030 yılına kadar temel yetkinliklerin büyük bir kısmının değişeceğine dikkat çekerek, kurumsal dönüşümün önündeki en büyük engelin yetenek açığı olduğunu belirtti. Teknoloji ne kadar gelişirse gelişsin, onu tasarlayan ve geleceğe taşıyan unsurun insan olduğunu hatırlatan Görgün, Millî Yetkinlik Hamlesi kapsamında insan kaynağını teknolojik bağımsızlığın en kritik bileşeni olarak konumlandırdıklarını dile getirdi.
Değerlendiricilere etik ve hakkaniyet vurgusu
Eğitim sürecine katılan değerlendiricilere önemli sorumluluklar yükleyen SSB Başkanı, yapılacak çalışmaların sadece şirketlere yön vermekle kalmayıp, tüm sektörün güçlü ve zayıf yönlerini ortaya koyan bir ışık olacağını belirtti. Değerlendirme süreçlerinde nesnellik, etik hassasiyet ve hakkaniyetin esas alınması gerektiğini vurgulayan Görgün, elde edilen bulguların sağlam kanıtlara dayandırılmasının önemine değindi. İYOM'un sonuçlarının sadece şirket içi stratejilerle sınırlı kalmayıp, uluslararası arenada da Türkiye'nin savunma sanayii yönetimindeki başarısını tescilleyecek bir model haline gelmesi hedefleniyor. 1 Eylül itibarıyla 4 şirkette pilot uygulamaları başlayan model, EYDEP ile entegre bir şekilde yürütülerek savunma sanayiinin uzun vadeli yetkinlik ekosistemini güçlendirmeyi amaçlıyor.