Savunma sanayiinin geleceğini şekillendirecek olan stratejik bir adım Ankara'da atıldı. Savunma Sanayii Başkanlığı (SSB), sektördeki insan kaynağının yetkinliklerini ölçmek, geliştirmek ve kurumsal kapasiteyi küresel rekabet standartlarına taşımak amacıyla tasarlanan İnsan Yönetimi Olgunluk Modeli (İYOM) kapsamında değerlendirici eğitimlerini başlattı. Nuri Demirağ Toplantı Salonu'nda düzenlenen ve sektör temsilcileri ile akademisyenlerin yoğun katılım gösterdiği program, savunma sanayiinde yeni bir dönemin kapılarını aralıyor. 3 Haziran tarihinde kamuoyuna duyurulan bu model, artık teorik bir çerçeveden çıkarak sahada uygulanabilir somut bir sürece dönüştürülüyor. Savunma Sanayii Başkanı Haluk Görgün, modelin sadece bir değerlendirme aracı olmadığını, aynı zamanda savunma sanayiinin geleceğe taşınacak yetkinlik mimarisinin temel taşı olduğunu belirtti.

Ortak akılla şekillenen stratejik vizyon
Görgün, İYOM'un başarısının sadece belirlenen kriterlere değil, bu kriterlerin sektör genelinde ortak bir anlayışla yorumlanmasına bağlı olduğunu ifade etti. Modelin tasarım sürecinin tamamen yerli ve sektörel ihtiyaçlara dayalı olduğunu vurgulayan Görgün, 36 farklı savunma sanayi şirketinden gelen yaklaşık 90 insan yönetimi uzmanının sürece doğrudan katkı sağladığını belirtti. Bu iş birliği, modelin savunma sanayiinin gerçeklerine ve Türkiye'nin hedeflerine tam uyum sağlamasını mümkün kıldı. Değerlendirmelerin sağlam kanıtlara dayanması gerektiğini belirten Görgün, İYOM'un güvenilirliğinin ve dönüştürücü etkisinin, sahada görev alacak değerlendiricilerin göstereceği disiplinle doğrudan ilişkili olduğunu kaydetti.

Teknolojik dönüşümün merkezinde insan faktörü
Dünya genelinde yaşanan hızlı teknolojik dönüşümün, meslekleri ve çalışma biçimlerini kökten değiştirdiğine dikkat çeken Savunma Sanayii Başkanı, yapay zekadan otonom sistemlere kadar uzanan geniş bir yelpazede yeni kabiliyetlerin ortaya çıktığını belirtti. Dünya Ekonomik Forumu'nun verilerine atıfta bulunan Görgün, 2030 yılına kadar mevcut temel yetkinliklerin büyük bir kısmının değişeceğinin öngörüldüğünü hatırlattı. Teknoloji ne kadar gelişirse gelişsin, onu tasarlayan, üreten ve yöneten unsurun yine insan olduğunu vurgulayan Görgün, küresel rekabetin artık teknik dokümanlardan ziyade, ekiplerin sahip olduğu yetkinlikler üzerinden şekillendiğini ifade etti. Savunma sanayiindeki mühendislik birikiminin ve tasarım kabiliyetinin, kurumların hafızasında ve insan kaynağında hayat bulduğunu belirten Görgün, bu birikimin korunmasının stratejik bir zorunluluk olduğunu dile getirdi.

Geleceğin ihtiyaçlarına güçlü bir hazırlık
İnsan yönetimini, teknoloji geliştirme kapasitesinin ve üretim sürekliliğinin ayrılmaz bir parçası olarak tanımlayan Görgün, Milli Yetkinlik Hamlesi'nin bu stratejik yaklaşımı bütüncül bir çerçeveye oturttuğunu belirtti. İYOM'un, şirketlerin mevcut kapasitelerini doğru görmelerini, güçlü yönlerini ileri taşımalarını ve gelişim alanlarını net bir şekilde belirlemelerini sağlayan bir mekanizma olduğunu ifade eden Görgün, hedeflerinin şirketlere sadece bir puan vermek değil, onları yarının ihtiyaçlarına daha donanımlı bir şekilde hazırlamak olduğunu yineledi. Bu model sayesinde savunma sanayi şirketleri, kendi kurumsal gelişimlerini ölçülebilir ve izlenebilir bir yapıya kavuşturarak, küresel ölçekte daha rekabetçi bir konuma ulaşmayı hedefliyor. Program, sektördeki insan kaynağı yönetiminin standartlarını yükseltmeyi ve savunma sanayiinin teknolojik bağımsızlık hedeflerine ulaşmasında kritik bir rol oynamayı amaçlıyor.