Türk edebiyatının ve düşünce dünyasının en özel isimlerinden Sezai Karakoç’un hayatına dair pek çok bilinmeyen, Rami Kütüphanesi’nde kapılarını açan özel bir seçkiyle gün ışığına çıktı. Usta kalemin daktilosundan el yazısı taslaklarına kadar uzanan geniş bir koleksiyon, ziyaretçilere Karakoç’un zihin dünyasını yakından tanıma fırsatı sunuyor.
Kişisel eşyalar ilk kez görücüye çıkıyor
Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından hazırlanan sergide, büyük şairin daha önce hiçbir yerde yayınlanmamış belgeleri yer alıyor. Sergide en çok dikkat çeken parçalar arasında, Karakoç’un 1992 yılında Aliya İzzetbegoviç’e gönderdiği ıslak imzalı mektup, aile yadigarı Plevne Madalyası ve şahsi daktilosu bulunuyor. Bakan Mehmet Nuri Ersoy, sergiyi gezerek bu özel materyallerin Karakoç’un edebi mirasını anlamak açısından büyük bir önem taşıdığını belirtti.
Sanatla harmanlanan fikir dünyası
Sergi sadece belgelerden oluşmuyor; aynı zamanda kaligrafi sanatçısı Sabahattin Nayır’ın usta yazarın metinlerinden ilhamla hazırladığı 30 özel eser de duvarları süslüyor. Bakan Ersoy, bu serginin genç kuşakları Sezai Karakoç’un "Diriliş" düşüncesiyle yeniden buluşturmayı amaçladığını vurguladı. Modern dünyanın krizlerine karşı Karakoç’un umut dolu bakış açısını yansıtan bu özel sergiyi, 22 Haziran gününe kadar ziyaret edebilirsin.