Havadis | Ankara | Terörün Türkiye'ye 2,3 trilyon dolarlık faturası: 2027 bütçesinde devasa kaynak ayrıldı

Terörün Türkiye'ye 2,3 trilyon dolarlık faturası: 2027 bütçesinde devasa kaynak ayrıldı

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Türkiye'nin son 40 yılda terör nedeniyle 2,3 trilyon dolarlık ekonomik kayba uğradığını belirterek, 2027 bütçesinin bu maliyetleri telafi edecek bir dayanıklılık ve refah vizyonuyla hazırlandığını açıkladı.

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Türkiye'nin son 40 yılda terör nedeniyle 2,3 trilyon dolarlık ekonomik kayba uğradığını belirterek, 2027 bütçesinin bu maliyetleri telafi edecek bir dayanıklılık ve refah vizyonuyla hazırlandığını açıkladı.

Terörün Türkiye'ye 2,3 trilyon dolarlık faturası: 2027 bütçesinde devasa kaynak ayrıldı
KAYNAK: İhlas Haber Ajansı

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu'nda yaptığı sunumda, Türkiye'nin son 40 yıllık süreçte terörle mücadele nedeniyle karşı karşıya kaldığı devasa ekonomik bilançoyu gözler önüne serdi. Yılmaz, terörün sadece bugünkü ekonomik faaliyetleri değil, ülkenin uzun vadeli kalkınma hedeflerini ve refah artışını da doğrudan hedef aldığını belirterek, bu sürecin Türkiye'ye toplam maliyetinin 2,3 trilyon dolar seviyesinde tahmin edildiğini vurguladı. Hükümetin Terörsüz Türkiye hedefinin, bu devasa kaybın telafisi ve kaynakların yeniden üretime, istihdama ve ihracata yönlendirilmesi açısından kritik bir fırsat sunduğunu ifade etti.

Ekonomik dayanıklılık ve 2027 bütçesi

2027 yılı bütçesini bir dayanıklılık, refah ve dönüşüm bütçesi olarak tanımlayan Yılmaz, bütçenin Türkiye Yüzyılı hedefleri doğrultusunda hazırlanan 4'üncü, Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi'nin ise 9'uncu bütçesi olduğunu hatırlattı. Küresel krizlere ve çevresel risklere karşı Türkiye'nin ekonomik ve sosyal direncini artırmayı hedeflediklerini belirten Yılmaz, 2027 yılı bütçe giderlerinin 27 trilyon 276 milyar lira, bütçe gelirlerinin ise 23 trilyon 408 milyar lira olarak öngörüldüğünü açıkladı. Deprem sonrası bütçe açıklarında yaşanan arızi artışın ardından, açığı yeniden hükümet dönemlerindeki ortalama seviyelere yaklaştırmayı hedeflediklerini belirten Yılmaz, bütçe açığının GSYH'ye oranının yüzde 3,5 seviyesinde gerçekleşmesinin beklendiğini ifade etti.

Küresel risklere rağmen kesintisiz büyüme

Dünya ekonomisinin jeopolitik çatışmalar ve enerji maliyetleri nedeniyle zorlu bir süreçten geçtiğine dikkat çeken Yılmaz, Türkiye ekonomisinin tüm bu olumsuzluklara rağmen 24 çeyrektir kesintisiz büyüme başarısı gösterdiğini belirtti. 2020-2025 döneminde dünya ekonomisi yüzde 19,3 büyürken, Türkiye'nin yüzde 35,3'lük bir büyüme performansı sergilediğini vurgulayan Yılmaz, 2026 yılı sonunda milli gelirin ilk kez 1,8 trilyon doları aşmasının, kişi başına düşen gelirin ise 20 bin dolar sınırını geçmesinin beklendiğini kaydetti. Ayrıca, 2028 yılında milli gelirin 2 trilyon dolar seviyesini geride bırakmasının öngörüldüğünü sözlerine ekledi.

Sosyal destekler ve sermaye piyasaları

Sosyal devlet anlayışıyla toplumun tüm kesimlerini korumaya devam edeceklerini belirten Yılmaz, 2027 yılı sosyal yardım bütçesinin 1 trilyon 341 milyar liraya çıkarıldığını açıkladı. Özellikle sosyal konut finansmanı için 250 milyar lira, elektrik ve doğal gaz desteği için ise 605 milyar lira kaynak ayrıldığını ifade etti. Sermaye piyasalarındaki son gelişmelere de değinen Yılmaz, yatırımcı güvenini sarsan sorunlu fonların tasfiyesi için gerekli adımların atıldığını ve yatırımcı haklarını koruyacak yeni yasal düzenlemelerin yolda olduğunu belirtti. Finansal istikrarı güçlendiren politikaların kararlılıkla sürdürüleceğini vurgulayan Yılmaz, sermaye piyasalarının Türkiye'nin kalkınma hedefleri için vazgeçilmez bir unsur olduğunu yineledi.

Yorumlar
Yorum yazma kurallarını okumuş ve kabul etmiş sayılırsınız