Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, başkent Ankara'da düzenlenen Değişen Küresel Ulaştırma Jeopolitiği ve Kalkınma Yolu Projesi Konferansı'nda, Türkiye'nin gelecekteki ticaret rotalarını şekillendirecek kritik bir projeye dair önemli açıklamalarda bulundu. Bakan Uraloğlu, Kalkınma Yolu'nun sadece bir ulaştırma yatırımı olmadığını, aynı zamanda bölgesel güç dengelerini yeniden belirleyecek stratejik bir kaldıraç niteliği taşıdığını ifade etti. Projenin, Asya'dan Avrupa'ya uzanan ticaret hattında Türkiye'yi vazgeçilmez bir merkez haline getireceğini belirten Uraloğlu, on yıllık periyotta ekonomiye 55 milyar dolarlık bir katma değer sağlanmasının hedeflendiğini duyurdu.
Ticaretin yeni rotasında Türkiye'nin stratejik gücü
Türkiye'nin coğrafi konumunun ötesinde, kriz çözme kabiliyeti ve diplomatik duruşuyla bir güven adası haline geldiğini vurgulayan Uraloğlu, ülkenin artık sadece bir geçiş güzergahı değil, rotaları planlayan merkez bir ülke olduğunu belirtti. Kalkınma Yolu'nun, Orta Koridor ve diğer ticaret ağlarıyla birleşerek birbirini tamamlayan bir omurga oluşturacağını kaydeden Bakan, Türkiye'siz bir koridorun mümkün olmadığını vurguladı. Bu projenin, Irak'ın ekonomik yeniden inşasına destek verirken, Türkiye'nin doğu-batı ve kuzey-güney bağlantısallığındaki merkezi konumunu daha da güçlendireceği öngörülüyor.
İstihdamda devrim: Her yıl 70 bin yeni iş kapısı
Projenin ekonomik boyutunun yanı sıra sosyal etkilerine de değinen Bakan Uraloğlu, lojistik merkezlerinin konumlandırılmasıyla birlikte her yıl ortalama 70 bin vatandaşa istihdam imkanı oluşturulacağını belirtti. Güney Asya ve Uzak Doğu ülkeleri için Avrupa'ya açılan bir kapı niteliği taşıyacak olan bu hat, Hürmüz Boğazı'na da güvenilir bir alternatif sunarak küresel ticaretin dayanıklılığını artıracak. Orta Doğu'nun parçalanmış jeoekonomik yapısını bütünleştirme potansiyeline sahip olan bu girişim, bölge ülkeleri arasındaki ticari ilişkileri de kökten değiştirecek.
Ulaşım ağlarında 24 yıllık devasa dönüşüm
Bakan Uraloğlu, Türkiye'nin son 24 yılda ulaşım ve haberleşme altyapısına yaklaşık 355 milyar dolarlık yatırım yaptığını hatırlatarak, bu büyük vizyonun temelinin atılan dev adımlarla güçlendiğini ifade etti. 2002 yılında 6 bin 101 kilometre olan bölünmüş yol ağının bugün 30 bin 264 kilometreye ulaştığını belirten Uraloğlu, 77 şehrin birbirine bölünmüş yollarla bağlandığını kaydetti. Demiryolu ağında da benzer bir atılım yaşandığını belirten Bakan, 2002'de 10 bin 948 kilometre olan hattın 14 bin 272 kilometreye çıkarıldığını, hızlı tren ağının ise 2 bin 604 kilometreye ulaştığını açıkladı.
2053 hedefi: Tüm Türkiye'yi hızlı trenle birleştirmek
Türkiye'nin dört bir yanını demir ağlarla örme hedefinin kararlılıkla sürdüğünü belirten Uraloğlu, devam eden projeler hakkında da bilgi verdi. Ankara-İzmir, Bandırma-Bursa-Yenişehir-Osmaneli ve Mersin-Adana-Osmaniye-Gaziantep gibi hatların yapımının hızla devam ettiğini ifade eden Bakan, 2028 yılına kadar hızlı trenin ulaştığı il sayısını 27'ye yükseltmeyi planladıklarını belirtti. 2053 vizyonu kapsamında ise Türkiye'nin dört bir yanını hızlı trenle birleştirerek, ülkenin her noktasına 48 saat içerisinde ulaşılabilir bir ağ kurmayı hedeflediklerini sözlerine ekledi.