Türkiye'nin teknoloji ve inovasyon yolculuğunda yeni bir dönüm noktası geride bırakıldı. Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, Türkiye İstatistik Kurumu tarafından paylaşılan güncel verileri değerlendirerek, ülkenin Ar-Ge faaliyetlerinde ulaştığı rekor seviyeleri kamuoyuyla paylaştı. Bakan Kacır'ın açıklamalarına göre, Türkiye'nin Ar-Ge harcamaları 2025 yılı itibarıyla 24,8 milyar dolar seviyesine yükselerek önemli bir ekonomik eşiği aştı. Geçtiğimiz dönemde 19,8 milyar dolar olan bu rakamın kısa sürede gösterdiği artış, ülkenin teknoloji odaklı büyüme stratejisinin somut bir göstergesi olarak değerlendiriliyor.
İnovasyon ekosisteminde özel sektörün liderliği
Ar-Ge harcamalarının gayrisafi yurt içi hâsıla içindeki payı yüzde 1,55 seviyesine ulaşırken, bu yatırımların kaynağına dair veriler de dikkat çekici bir tablo ortaya koyuyor. Toplam harcamaların yüzde 65 gibi büyük bir kısmının doğrudan şirketler tarafından gerçekleştirilmesi, özel sektörün inovasyon süreçlerine olan inancını ve katılımını gözler önüne seriyor. İmalat sanayisi özelinde bakıldığında ise harcamaların yüzde 47,7'sinin yüksek teknoloji, yüzde 40,7'sinin ise orta-yüksek teknoloji alanlarında faaliyet gösteren girişimler tarafından yapıldığı görülüyor. Bu durum, Türkiye'nin katma değerli üretim kapasitesinin güçlendiğine işaret ediyor.
Kadın araştırmacıların sektördeki yükselişi
Sektördeki insan kaynağı kapasitesi de rekor seviyeye ulaşarak 318 bin kişiye ulaştı. Bu büyük ekosistemin en dikkat çekici unsurlarından biri ise kadınların artan rolü oldu. Toplam Ar-Ge insan kaynağının yüzde 34,1'ini kadınlar oluştururken, yükseköğretim sektöründeki Ar-Ge çalışanları arasında kadınların oranı yüzde 48,1 gibi oldukça yüksek bir seviyeye yükseldi. Bu veriler, bilim ve teknoloji alanında toplumsal cinsiyet dengesinin güçlendiğini ve kadınların araştırmacı kimliğiyle ekosisteme sağladığı katkının giderek arttığını gösteriyor.
Geleceğe yönelik teknolojik vizyon
Bakan Kacır, Türkiye'nin Ar-Ge ve inovasyon ekosisteminin üniversiteler, teknoparklar, tasarım merkezleri ve yenilikçi girişimlerle her geçen gün daha ileriye taşındığını vurguladı. Araştırmacıların ve girişimcilerin özverili çalışmalarıyla şekillenen bu yapının, Türkiye'nin küresel rekabet gücünü artırmada temel bir kaldıraç görevi gördüğü belirtiliyor. Bakanlık, bu ivmenin sürdürülebilir kılınması adına teknoloji odaklı yatırımları desteklemeye ve ekosistemi genişletmeye devam edeceğinin altını çiziyor. Türkiye, bu verilerle birlikte teknoloji üreten bir ülke olma hedefine bir adım daha yaklaşmış oldu.