Antalya'da düzenlenen Altın Portakal Film Festivali, sinemaseverleri büyüleyen yoğun bir programla final günlerine giriş yaptı. Festivalin son düzlüğünde, hem ulusal hem de uluslararası yarışma kategorilerindeki yapımlar izleyicilerle buluşurken, salonlar sinemanın birleştirici gücüyle dolup taştı. Festivalin kapanışına doğru yaklaşırken, beyaz perdenin en yeni örnekleri ve sinema dünyasının önemli isimleri Antalyalılarla bir araya gelerek unutulmaz anlara imza attı. Özellikle yarışma filmlerinin ardından gerçekleştirilen söyleşiler, izleyicilere filmlerin perde arkasındaki hikayeleri keşfetme fırsatı sundu.
Gerçek bir olaydan doğan kara mizah: Bekle Bizi Brüksel
Festivalin dikkat çeken yapımlarından biri olan Bekle Bizi Brüksel, Atatürk Kültür Merkezi Aspendos Salonu'nda izleyiciyle buluştu. Yönetmen Necmi Sancak ve oyuncu kadrosunun katılımıyla gerçekleşen gösterim, seçim günü kaçırılan bir uçağın yarattığı toplumsal yansımaları kara mizah diliyle ele alıyor. Yönetmen Sancak, filmin çıkış noktasının gerçek bir uçak kaçırma olayına dayandığını belirterek, o dönem yaşadığı şaşkınlığı ve bu absürt durumun nasıl bir senaryoya dönüştüğünü paylaştı. Oyuncu Caner Cindoruk ise yıllardır okuduğu en özgün senaryolardan biriyle karşılaştığını ifade ederek, filmin kara mizah anlatısının kendisini çok etkilediğini vurguladı. Sette oyunculara geniş bir hareket alanı bıraktığını belirten Sancak, diyalogların bir kısmının çekimler sırasında doğaçlama geliştiğini ve bu durumun filmin ruhuna büyük katkı sağladığını dile getirdi.
Tunus'tan gelen bir fedakarlık öyküsü
Uluslararası Yarışma bölümünde ise izleyicilerin karşısına çıkan 13. Raunt, bir babanın evladı için verdiği amansız mücadeleyi konu alıyor. Yönetmen Muhammed Ali Nahdi, filmin hikayesini bir devlet hastanesinde tanık olduğu gerçek bir olaydan esinlenerek kaleme aldığını belirtti. Bir boksörün hayatının en zorlu mücadelesini ringde değil, hastane koridorlarında vermesini anlatan film, izleyicilerden büyük beğeni topladı. Oyuncu Afif bin Mahmud, canlandırdığı karakterin duygusal derinliğini yansıtabilmek için yönetmenle yoğun bir hazırlık süreci geçirdiklerini ifade etti. İzleyicilerden gelen, babaların genellikle bu tür durumlarda pes ettiği yönündeki yoruma ise yönetmen Nahdi, kendi hayatında aynı durumda olsa asla vazgeçmeyeceğini belirterek yanıt verdi.
Çakallarla Dans serisinde sekizinci perde
Festivalin gala gösterimleri kapsamında seyirciyle buluşan Çakallarla Dans 8: Şututgart Çıkarması, salonu kahkahaya boğdu. Yönetmen Murat Şeker ve oyuncu kadrosunun katıldığı söyleşide, serinin 16 yıllık serüveni masaya yatırıldı. Şeker, 2010 yılından bu yana değişen toplumsal dinamiklere rağmen ekibin bir arada kalmasının en büyük umut kaynağı olduğunu belirtti. İlk filmi İki Süper Film Birden'in de yıllar önce aynı salonda gösterildiğini hatırlatan Şeker, sekizinci filme ulaşmanın kendisi için de sürpriz olduğunu ifade etti. Oyuncular Şevket Çoruh, Timur Acar ve Tim Seyfi ise bu uzun soluklu yolculuğun bir parçası olmaktan duydukları mutluluğu dile getirerek, izleyicilere destekleri için teşekkür ettiler. Festival, kısa filmlerden belgesellere kadar uzanan geniş yelpazesiyle sinema tutkunlarına dolu dolu bir final yaşattı.