Antalya Eğitim ve Araştırma Hastanesi, Lösemili Çocuklar Haftası kapsamında oldukça duygusal ve umut dolu anlara ev sahipliği yaptı. Lösemili Çocuklar Sağlık ve Eğitim Vakfı (LÖSEV) tarafından organize edilen etkinlikte, tedavi süreçleri devam eden minik savaşçılara destek olmak ve toplumsal farkındalık oluşturmak amacıyla gökyüzüne çok sayıda turuncu balon bırakıldı. Hastane bahçesinde bir araya gelen gönüllüler, aileler ve hastalığı yenmiş çocuklar, tedavi gören arkadaşları için bir sevgi köprüsü kurdu. Hastane odalarında tedavileri süren çocuklar ise bu renkli manzarayı pencerelerinden izleyerek moral buldu.

Geçmişin izleri ve iyileşmenin gücü
Etkinliğe katılanlar arasında, 1,5 yaşında lösemi tanısı konulan ve uzun süren tedavi sürecinin ardından sağlığına kavuşan 13 yaşındaki Cemre Gizem Bağlar da vardı. Bugün sağlıklı bir birey olarak hayatına devam eden Bağlar, yaşadığı zorlu süreci geride bırakmanın mutluluğunu yaşıyor. Okul hayatına uyum sağladığını ve artık tamamen iyileştiğini belirten genç kız, buraya özellikle tedavi gören kardeşlerine moral vermek ve onlara umut aşılamak için geldiğini ifade etti. Kendi mücadelesinden yola çıkarak, lösemiyle savaşan tüm arkadaşlarına şifa dileklerini iletti.

Bir annenin gözünden zorlu mücadele
Cemre Gizem'in annesi Yurdagül Bağlar ise kızının hastalık sürecini hatırlarken duygusal anlar yaşadı. Kızının henüz 1,5 yaşındayken grip şüphesiyle hastaneye kaldırıldığını ve sadece yarım saat içinde lösemi teşhisi aldıklarını anlatan anne Bağlar, o günlerde yaşadığı çaresizliği dile getirdi. Beş çocuğunu geride bırakıp hastanede geçirdiği yedi yıllık zorlu sürecin ardından LÖSEV ile kurdukları bağın kendilerine büyük güç verdiğini vurguladı. Ankara'daki Lösante Hastanesi'nde başlayan tedavi yolculuğunun 12 yıldır kesintisiz devam ettiğini belirten anne, vakfın kendilerini hiçbir zaman yalnız bırakmadığını ifade etti.

Camın arkasından bakmanın hüznü
Etkinlik sırasında hastane pencerelerinden balonları izleyen çocukları gördüğünde kendi geçmişine döndüğünü belirten Yurdagül Bağlar, o günlerde hissettiklerini kelimelere dökmekte zorlandığını söyledi. Kendilerinin de bir dönem camın arkasından dışarıyı izleyerek iyileşmeyi beklediklerini hatırlatan Bağlar, bugün o çocukların yerinde olmanın ne kadar zor olduğunu bildiğini ve bu nedenle duygulandığını belirtti. Lösemiyle mücadele eden ailelerin yaşadığı zorlukların ancak yaşayanlar tarafından tam olarak anlaşılabileceğini vurgulayan Bağlar, bu tür etkinliklerin hem çocuklar hem de aileler için büyük bir moral kaynağı olduğunu sözlerine ekledi.




