Antalya Ticaret ve Sanayi Odası (ATSO) seçimleri yaklaşırken, başkan adayı Hatice Öz, iş dünyasının kadın temsilcileriyle gerçekleştirdiği buluşmada oldukça çarpıcı bir perspektif sundu. Seçim sürecine dair projelerini paylaşırken, odağın merkezine geleneksel yönetim anlayışının yarattığı riskleri koyan Öz, dünya devi şirketlerin yaşadığı dönüşüm süreçlerini örnek göstererek Antalya iş dünyasına önemli bir uyarıda bulundu. Öz, değişimin kaçınılmaz olduğunu vurgularken, bu sürece uyum sağlayamayan kurumların tıpkı dev markalar gibi tarihe karışma tehlikesiyle karşı karşıya kalacağını belirtti.
Kodak ve Fujifilm üzerinden ders niteliğinde kıyaslama
Hatice Öz, konuşmasında fotoğrafçılık sektörünün tarihine damga vuran iki dev şirket olan Kodak ve Fujifilm arasındaki keskin farka dikkat çekti. Bir dönem fotoğraf denildiğinde akla gelen ilk isim olan Kodak'ın, dijital fotoğraf teknolojisinin öncülerinden olmasına rağmen geleneksel film satışlarının sağladığı konfor alanından çıkmakta büyük bir direnç gösterdiğini hatırlattı. Bu direncin şirketin sonunu hazırladığını belirten Öz, buna karşılık Fujifilm'in fotoğraf filmi sektöründeki dönüşümü çok daha erken fark ettiğini ifade etti. Fujifilm'in sahip olduğu kimya ve optik alanındaki bilgi birikimini sadece fotoğrafçılıkla sınırlı tutmayıp biyoteknoloji, sağlık çözümleri ve yüksek teknoloji gibi geleceğin büyüyen alanlarına başarıyla aktardığını anlatan Öz, ATSO için de benzer bir çeviklik vizyonu çizdi. Antalya iş dünyasının asla Kodak konforuna ve direncine teslim olmaması gerektiğini savunan Öz, hedeflerinin her bir üyeye Fujifilm çevikliğini kazandırmak olduğunu dile getirdi.
Geleneksel oda anlayışına veda vakti
ATSO'nun sadece aidat toplayan veya evrak onaylayan hantal bir yapı olmaktan çıkması gerektiğini savunan Hatice Öz, kurumun bir akıl merkezi haline dönüşmesi gerektiğinin altını çizdi. Bugün sektörlerin zirvesinde yer almanın veya güçlü bir ticari hacme sahip olmanın gelecekteki başarıyı garanti etmediğini belirten Öz, yarının dünyasını doğru okuyamayanların ayakta kalmasının mümkün olmadığını vurguladı. ATSO'nun artık üyelerine yol gösteren, ihracatta ön açan, şeffaf ve hesap verebilir bir yapıya bürünmesi gerektiğini ifade eden Öz, bu dönüşümün sadece bir seçim vaadi değil, bir zorunluluk olduğunu belirtti. Öz, ATSO'nun üyelerini 5-10 yıl sonrasının rekabet şartlarına hazırlayan bir merkez haline gelmesi için kapsamlı bir yeniden yapılanma planı hazırladıklarını açıkladı.
Yapay zeka ve dijitalleşme ile yeni dönem
Göreve gelmeleri halinde ilk 100 günden itibaren hayata geçirecekleri projelerin merkezinde yapay zeka ve dijitalleşmenin yer alacağını belirten Hatice Öz, bu teknolojilerin iş süreçlerine entegrasyonunun hayati önem taşıdığını söyledi. Dijital pazarlama, e-ticaret ve dijital hukuk çözümleri gibi alanlarda üyelerine rehberlik edeceklerini ifade eden Öz, dış ticaret ve ihracatta yeni pazarlara erişimi kolaylaştıracak dijital asistanlık sistemlerinin kurulacağını duyurdu. Nitelikli iş gücü sorununa karşı eğitim, sertifikasyon ve dijital istihdam sistemlerini devreye alacaklarını belirten Öz, önümüzdeki seçimlerin sadece bir koltuk değişimi değil, değişen dünyaya hazırlanan yeni nesil bir kurum olma seçimi olduğunu vurguladı. Yeşil dönüşüm ve yeni ticaret modellerinin dünyayı yeniden şekillendirdiğine dikkat çeken Öz, ATSO'nun değişimi geriden takip eden değil, değişime öncülük eden bir kurum olması gerektiğini belirterek sözlerini noktaladı.