Dünya genelinden 85 devlet ve hükümet başkanının katılımıyla gerçekleşecek olan Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Konferansı COP31, Antalya’da devasa bir organizasyona ev sahipliği yapmaya hazırlanıyor. EXPO alanında 1 milyon 100 bin metrekarelik devasa bir sahada yürütülen hazırlıklar, zirvenin sadece bir iklim toplantısı değil, aynı zamanda Türkiye’nin küresel bir köprü olma vizyonunu pekiştiren bir süreç olduğunu ortaya koyuyor. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı ile Antalya Valiliği koordinasyonunda yürütülen çalışmalar, zirve sonrası alanın nasıl değerlendirileceğine dair ipuçlarını da beraberinde getiriyor.
Eğitim ve idari süreçlerde yeni düzenleme
Antalya Valisi Hulusi Şahin, zirvenin en yoğun geçeceği 11-12 Kasım tarihlerinde kent genelinde hayatı kolaylaştıracak önemli kararların alındığını duyurdu. Özellikle ulaşım ve güvenlik önlemleri kapsamında, Antalya’nın beş merkez ilçesi ile Serik ve Manavgat’ı kapsayan toplam yedi ilçede uzaktan eğitime geçilmesi için hazırlıkların son aşamaya geldiği belirtildi. Vali Şahin, bu süreçte çocukları ilk ve ortaöğretimde eğitim gören kadın kamu personelinin idari izinli sayılmasına yönelik çalışmaların da titizlikle yürütüldüğünü ifade ederek, konuya ilişkin nihai kararın birkaç gün içinde kamuoyuyla paylaşılacağını vurguladı.
EXPO alanı dünya çapında bir merkeze dönüşüyor
Zirvenin gerçekleştirileceği EXPO alanı, sadece COP31 ile sınırlı kalmayacak bir geleceğe hazırlanıyor. Vali Şahin, Kültür ve Turizm Bakanlığı ile yürütülen planlamalar doğrultusunda, alanın zirve sonrasında Türkiye’nin en büyük festival, fuar ve kongre merkezlerinden biri olarak hizmet vereceğini açıkladı. Bu stratejik hamlenin, Antalya’nın kış ve bahar turizmine büyük bir ivme kazandırması hedefleniyor. Bakan Yardımcısı Burak Demiralp ise alanın 527 bin metrekarelik Mavi Bölge’sinin resmi müzakerelere, 582 bin metrekarelik Yeşil Bölge’sinin ise gençlerden sanatçılara kadar geniş bir yelpazede yenilikçi çözümlere ev sahipliği yapacağını belirtti.
Sanat ve sürdürülebilirlik zirvenin merkezinde
COP31, iklim değişikliğiyle mücadeleyi sadece teknik bir mesele olarak değil, kültürel bir dönüşüm olarak ele alıyor. COPArt programı kapsamında 70 yabancı ve 120 yerli sanatçının eserleri sergilenirken, Anadolu’nun kadim mutfak kültürü ve sürdürülebilir gastronomi uygulamaları da katılımcılara tanıtılacak. Emine Erdoğan’ın öncülüğünde yürütülen Sıfır Atık Hareketi, özel müzeler ve atölyelerle zirvenin her aşamasına entegre edilmiş durumda. 1,5 milyon ziyaretçinin beklendiği bu dev organizasyon için güvenlikten sağlığa, trafik düzenlemelerinden lojistiğe kadar tüm birimler, Antalya’nın küresel vitrindeki yerini güçlendirmek için koordineli bir şekilde çalışmalarını sürdürüyor.