Antalya'nın Manavgat ilçesi, önemli bir siyasi buluşmaya ev sahipliği yaptı. MHP Manavgat İlçe Teşkilatı'nın özel davetlisi olarak bölgeye gelen Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, Atatürk Kültür Merkezi'nde düzenlenen Kıbrıs Türkünün Milli Mücadelesi konulu konferansta katılımcılarla bir araya geldi. Tatar, burada yaptığı konuşmada Kıbrıs meselesinin çözümüne dair net bir duruş sergileyerek, mevcut diplomatik süreçlerin artık yeni bir evreye girdiğini vurguladı.

Tarihi bağlar ve milli şuurun sürekliliği
Konuşmasının başında Kıbrıs Türk halkının Anadolu ile olan kopmaz bağlarına dikkat çeken Tatar, bu ilişkinin 1571 yılındaki fetihle başladığını ve günümüze kadar aynı kararlılıkla sürdüğünü ifade etti. Kıbrıs Türk'tür, Türk kalacaktır anlayışının nesilden nesile bir miras gibi aktarıldığını belirten Tatar, bu milli şuurun adadaki varlıklarının temel dayanağı olduğunu belirtti. Geçmişte yaşanan ambargolar ve izolasyon süreçlerinin Kıbrıs Türk halkını yıldırmadığını, aksine Türkiye ile olan bağlarını daha da güçlendirdiğini dile getiren Tatar, 20 Temmuz 1974 Kıbrıs Barış Harekatı'nın adada huzur ve güvenliğin tesis edilmesinde bir dönüm noktası olduğunu hatırlattı.

Türk dünyasıyla bütünleşen güçlü bir gelecek
Kıbrıs'ın sadece kendi sınırları içinde değil, geniş bir coğrafyada Türk dünyasıyla olan ilişkileriyle de güçlendiğini belirten Tatar, Türk Devletleri Teşkilatı'nın önemine değindi. Kazakistan, Özbekistan, Türkmenistan, Azerbaycan ve Türkiye ile birlikte Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nin bu teşkilat çatısı altında daha güçlü bir iş birliği içinde olduğunu ifade eden Tatar, bu süreçte desteklerini esirgemeyen Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve diğer üye ülke liderlerine teşekkürlerini iletti. Tatar, bu birlikteliğin Kıbrıs Türk halkının uluslararası alanda hak ettiği konuma ulaşması için kritik bir adım olduğunu belirtti.

Egemen eşitlik temelinde yeni bir dönem
Kıbrıs sorununa ilişkin çözüm önerilerini değerlendiren Tatar, geçmişte denenen federasyon temelli modellerin artık geçerliliğini yitirdiğini açıkça ifade etti. Kıbrıs'ta bir anlaşma olacaksa bunun ancak iki devlet temelinde mümkün olabileceğini vurgulayan Tatar, egemen eşitlik ve eşit uluslararası statü vurgusu yaptı. Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nin bu olası bir anlaşmanın eşit tarafı olması gerektiğini belirten Tatar, Türkiye'nin etkin ve fiili garantörlüğünün Kıbrıs Türk halkının güvenliği açısından vazgeçilmez bir unsur olduğunu yineledi. Doğu Akdeniz'in stratejik önemine de değinen Tatar, Mavi Vatan'daki hakların korunmasının bir beka meselesi olduğunu ve Türkiye ile KKTC'nin bu bölgedeki iş birliğinin kararlılıkla süreceğini belirtti. Konuşmasının sonunda gençlere seslenen Tatar, bu tarihi ve kültürel bağların gelecek nesillere aktarılmasının önemine dikkat çekerek, Kıbrıs Türk halkının haklı davasını dünyaya duyurmaya devam edeceklerini söyledi.