Adalet Bakanı Yılmaz Tunç'un duyurduğu operasyon, Antalya'nın gözde ilçesi Kemer'deki dev bir vurgunu ortaya çıkardı. Kamuoyunun "10 milyar liralık vurgun" olarak öğrendiği olayda, devletin malı adeta bir avuç kişiye peşkeş çekilmiş.
Soruşturma, Kemer'deki bazı hazine arazilerinin yasal hiçbir şartı olmayan kişilere devredildiği ihbarıyla başladı. İddiaya göre, bu işlemler için mevzuatta aranan hak sahipliği ve fiili kullanım şartları hiçe sayıldı. Kamu görevlileri ile mahalle muhtarlarının da aralarında olduğu bir yapı, bu taşınmazları belirli çevrelere aktardı.
Peki bu haber vatandaşı neden ilgilendiriyor? Çünkü bu taşınmazların güncel piyasa değeri yaklaşık 10 milyar lira. Bu para, devletin kasasına girmek yerine birkaç kişinin cebine aktarılmış. Adalet Bakanı'nın "Devletin malı milletimizin ortak hakkıdır" sözü tam da bu noktada anlam kazanıyor.
Operasyon geniş tutuldu
Operasyon sadece Kemer ile sınırlı kalmadı. Polis ekipleri, Antalya'nın Kepez ve Konyaaltı ilçelerinin yanı sıra Adana, Burdur, Isparta ve Nevşehir'de toplam 21 adrese eş zamanlı baskın düzenledi. Baskınlarda aralarında Milli Emlak personeli, tapu müdürü, mevcut ve eski mahalle muhtarları ile sivil kişilerin bulunduğu 27 şüpheli gözaltına alındı.
Soruşturmanın bir sonraki adımı ne?
Savcılık şimdi asıl kritik sorunun peşinde: Bu dev ekonomik değerin nihai olarak kimlere ulaştığı. Yani operasyonun sadece görünen yüzü mü, yoksa işin arkasında daha büyük bir organizasyon mu var? 10 milyar liralık taşınmazın nasıl bu kadar kolay el değiştirdiği ve devletin zararının nasıl tazmin edileceği önümüzdeki günlerin en önemli gündem maddesi olacak.