İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen AHBAP soruşturmasında ünlü isimlerin savcılığa verdiği ifadeler, deprem dönemindeki yardım kampanyalarının perde arkasındaki tartışmaları gün yüzüne çıkardı.
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Terörizmin Finansmanı ve Aklama Suçları Soruşturma Bürosu tarafından yürütülen "Ahbaplar Suç Örgütü" soruşturması kapsamında, kamuoyunun yakından tanıdığı isimlerin ifadeleri alındı. Gazeteci Ruşen Çakır, Özlem Gürses ve oyuncu Hazal Kaya'nın savcılık karşısında yaptıkları açıklamalar, yardım sürecindeki güven bunalımını ve yaşanan hayal kırıklığını gözler önüne serdi.
Ruşen Çakır: Sorumluluk hissetmiyorum
Savcılık sorgusunda, deprem dönemindeki yayınları ve devlet kurumlarına yönelik eleştirileri nedeniyle terleten sorularla karşılaşan Ruşen Çakır, bölgeye hiç gitmediğini itiraf etti. "AFAD bizden değil, AHBAP'ı biliyoruz" şeklindeki çıkışları hatırlatılan Çakır, şöhretinin kullanılarak milyonlarca insanın yönlendirildiği iddialarına karşı, "O dönem meslektaşlarımdan aldığım bilgiler doğrultusunda bir durum değerlendirmesi yaptım. Herhangi bir sorumluluk hissetmiyorum" yanıtını verdi. Haluk Levent ile şahsi bir bağı olmadığını savunan Çakır, yardım paralarının şahsi amaçlarla kullanıldığını soruşturma sürecinde öğrendiğini belirterek, derneğin bu tutumunun üzücü olduğunu ifade etti.
Hazal Kaya: Bağışımın akıbetini öğrenmek istiyorum
Soruşturma kapsamında ifadesi alınan bir diğer isim olan Hazal Kaya, sürece tamamen iyi niyetle dahil olduğunu vurguladı. AHBAP'a şahsen 120 bin TL bağış yaptığını açıklayan Kaya, "Ben de mağdurum, bağışımın nereye gittiğini öğrenmek istiyorum" dedi. Kamuoyundaki tanınırlığının bir suistimal aracı olarak kullanılmasını "topluma yapılan bir kötülük" olarak nitelendiren ünlü oyuncu, bağışların bahis veya kumar gibi alanlarda harcandığı yönündeki iddiaları ise "alçakça" olarak tanımladı. Kaya, güveninin kötüye kullanıldığını belirterek, gerekirse şikayetçi olacağını dile getirdi.
Özlem Gürses: İtibarım kullanıldıysa şikayetçiyim
Gazeteci Özlem Gürses ise ifadesinde bağış çağrısı yapmadığını, yalnızca süreci takip ettiğini savundu. Haluk Levent'in depremzedelerle ilgili tavrını "lakayit" bulduğunu ve bunu yayınlarında da eleştirdiğini belirten Gürses, "Eğer benim ismim ve itibarım üzerinden bir bağış toplama mekanizması kurulduysa, bunun tespit edilmesi durumunda bizzat şikayetçi olacağım" şeklinde konuştu. Gürses, deprem döneminde devlet kurumları ile AHBAP arasında bir tercih yapmadığını, her iki yapının da denetlenmesi gerektiğini savunduğunu ifade etti.
Soruşturmanın odağında güven krizi var
Savcılık makamı, ünlü isimlere yönelttiği sorularda, kamuoyu nezdindeki güvenin nasıl bir "kaldıraç" olarak kullanıldığını ve bu süreçte denetim mekanizmalarının neden işletilmediğini sorguladı. İfadeler, yardımseverlik duygularının nasıl bir organizasyona dönüştüğü ve bu süreçte kimlerin sorumluluk taşıdığına dair tartışmaları derinleştirirken, mağduriyetini dile getirenlerin sayısı da her geçen gün artıyor.