TBMM bünyesinde kurulan araştırma komisyonu, çocukların suça sürüklenmesine neden olan faktörleri incelediği kapsamlı raporunu tamamladı. Şiddet ve madde bağımlılığı verilerindeki ürkütücü artışa dikkat çeken komisyon, ceza sisteminden okul güvenliğine kadar pek çok alanda radikal düzenlemeler önerdi.
Türkiye'de son yıllarda çocukların karıştığı adli olaylardaki artış, TBMM Suça Sürüklenen Çocuklara İlişkin Araştırma Komisyonu’nun hazırladığı 691 sayfalık taslak raporla bir kez daha gözler önüne serildi. AK Parti İstanbul Milletvekili Müşerref Pervin Tuba Durgut başkanlığında yürütülen çalışmalar, çocuk suçluluğunun artık sadece adli değil, çok katmanlı bir toplumsal kriz haline geldiğini ortaya koydu.
On yıllık veriler ışığında hazırlanan raporda, 2015 yılında güvenlik birimlerine yansıyan çocuk kaynaklı olay sayısı 133 bin civarındayken, 2024 itibarıyla bu rakamın 202 bini aştığı belirtildi. Uzmanlar, bu tablonun yüzde 51,5’lik bir artışa tekabül ettiğini vurguluyor.
Şiddet ve bağımlılık sarmalı
Raporun en dikkat çekici bulguları arasında, yaralama suçlarındaki yüzde 78,6’lık yükseliş yer alıyor. Çocukların karıştığı her üç olaydan birinin yaralama vakası olması, şiddet eğiliminin gençler arasında normalleştiğine işaret ediyor. Öte yandan, uyuşturucu ve uyarıcı maddeyle bağlantılı suçlardaki yüzde 119,5’lik devasa artış, çocukların bağımlılık riskiyle çok daha erken yaşlarda tanıştığını kanıtlıyor.
Komisyon, çocukların suçla temasını kesmek için aile, okul ve dijital dünya üçgeninde acil önlemler alınması gerektiğinin altını çiziyor.
Okullarda güvenlik devrimi önerisi
Komisyonun sunduğu çözüm önerileri arasında okul güvenliğine dair dikkat çekici maddeler bulunuyor. Buna göre, okulların "kör nokta" kalmayacak şekilde kamera sistemiyle donatılması, giriş-çıkışların kartlı sistemle e-Okul'a entegre edilmesi ve her okula mutlaka bir psikolojik danışman atanması hedefleniyor. Ayrıca, çocukların suç işleme saatlerinin yoğunlaştığı 15.00-17.00 aralığı için ebeveynlere yönelik esnek çalışma modellerinin teşvik edilmesi öneriliyor.
Cezai yaptırımlarda yeni dönem
Raporda, mevcut infaz sisteminin caydırıcılığının artırılması gerektiği vurgulanıyor. "Suça sürüklenen çocuk" yerine "adli süreçteki çocuk" terminolojisinin benimsenmesini öneren komisyon, özellikle kasten öldürme ve ağır yaralama gibi suçlarda, yaş gruplarına göre uygulanan ceza indirimlerinin hakim takdirine bırakılmasını ve hapis cezası üst sınırlarının artırılmasını gündeme getiriyor.
Ayrıca, çocuk hükümlülerin doğrudan eğitim evlerine gönderilmesi yerine, infaza kapalı ceza infaz kurumunda başlayıp "iyi hal" durumuna göre nakledilmeleri gibi daha sıkı bir infaz rejimi öneriliyor. Dijital dünyadaki içeriklerin denetiminden, poligonlara giriş yaşının 21'e çıkarılmasına kadar geniş bir yelpazede hazırlanan bu taslak rapor, önümüzdeki günlerde Meclis Genel Kurulu'nun gündemine taşınacak.