Havadis | Asayiş | Kahramanmaraş'taki okul saldırısında karar günü: Anneye tahliye, babaya devam

Kahramanmaraş'taki okul saldırısında karar günü: Anneye tahliye, babaya devam

Dokuz öğrenci ve bir öğretmenin hayatını kaybettiği okul saldırısının ilk duruşmasında mahkeme heyeti, anne Pınar Peyman Mersinli'nin oy çokluğuyla tahliyesine hükmederken, baba Uğur Mersinli'nin tutukluluk halinin sürdürülmesine karar verdi.

Dokuz öğrenci ve bir öğretmenin hayatını kaybettiği okul saldırısının ilk duruşmasında mahkeme heyeti, anne Pınar Peyman Mersinli'nin oy çokluğuyla tahliyesine hükmederken, baba Uğur Mersinli'nin tutukluluk halinin sürdürülmesine karar verdi.

Kahramanmaraş'taki okul saldırısında karar günü: Anneye tahliye, babaya devam
KAYNAK: İhlas Haber Ajansı

Kahramanmaraş 3'üncü Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen ve Türkiye'nin hafızasına kazınan okul saldırısı davasının ilk celsesi, acılı ailelerin feryatları ve çarpıcı tanık ifadeleriyle gergin bir atmosferde geçti. Dokuz öğrenci ve bir öğretmenin yaşamını yitirdiği olayla ilgili olarak, saldırgan İsa Aras Mersinli'nin babası Uğur Mersinli ve annesi Pınar Peyman Mersinli hakim karşısına çıktı. Mahkeme heyeti, uzun süren savunmalar ve tanık beyanlarının ardından anne Pınar Peyman Mersinli'nin oy çokluğuyla tahliyesine, baba Uğur Mersinli'nin ise tutukluluk halinin devamına hükmederek duruşmayı 4 Aralık tarihine erteledi.

Acılı ailelerin adalet arayışı ve sarsıcı ifadeler

Duruşma salonunda söz alan mağdur aileler, yaşadıkları derin acıyı ve sanıklara yönelik öfkelerini dile getirdi. Hayatını kaybeden öğrencilerden Adnan Göktürk Yeşil'in annesi Sonay Yeşil, oğlunun hatıralarıyla dolu kundağıyla geldiği duruşmada, anne ve babanın en ağır cezayı almasını talep etti. Almina Ağaoğlu'nun annesi Gülden Ağaoğlu ise kızını okula gönderirken yaşadığı son anı, öptüğü alnından kurşun çıkmasıyla tarif ederek yürekleri dağladı. Öğretmen Ayla Kara'nın avukat oğlu Furkan Kara ise annesinin kanının bulaştığı gömleği bir nişan gibi sakladığını belirterek, bu davanın Türkiye tarihinde emsal teşkil etmesi gerektiğini vurguladı. Diğer aileler de çocuklarının vücutlarından çıkan kurşun sayılarını ve yaşadıkları ihmalleri tek tek mahkeme kayıtlarına geçirdi.

Psikolojik süreçler ve ihmal iddiaları

Duruşmada dinlenen tanıklar, saldırganın geçmişine dair dikkat çekici detaylar paylaştı. Emniyet psikoloğu Dilek Özakdağ, baba Uğur Mersinli'nin oğlunun sınav kaygısı nedeniyle kendisine başvurduğunu, ancak daha sonra otizm teşhisi aldıklarını belirterek görüşmeleri kestiğini ifade etti. Rehber öğretmen Ejder İnce ise saldırganın 5'inci sınıftan itibaren ağlama krizleri ve kimlik arayışları yaşadığını, aileyi defalarca psikiyatrik destek almaları konusunda uyardığını belirtti. Özellikle acil servis doktoru Nurşah Erçelebi Sağer'in ifadesi, babanın görevini kullanarak adli süreci etkilemeye çalıştığına dair iddiaları gündeme getirdi. Doktor, çocuğun kollarındaki çizikleri fark edip adli vaka olarak bildirdiğinde, baba Uğur Mersinli'nin polis başmüfettişi kimliğini kullanarak tepki gösterdiğini anlattı.

Manifesto ve aile içi iletişim sorgulandı

Mahkeme sürecinde saldırganın hazırladığı iddia edilen 5 yıllık manifesto da tartışma konusu oldu. Mağdur aileler, bu kadar uzun süreli bir planın tek başına bir çocuk tarafından hazırlanmasının mümkün olmadığını savunarak, babanın bu süreçteki rolünün sorgulanması gerektiğini dile getirdi. Baba Uğur Mersinli'nin polislik mesleğine rağmen evladındaki değişimleri fark etmemesi veya görmezden gelmesi, duruşma boyunca en çok eleştirilen noktalar arasında yer aldı. Anne Pınar Peyman Mersinli'nin ise oğlunun sosyal çevresi ve oyun alışkanlıkları hakkındaki beyanları, mahkeme heyeti tarafından detaylıca incelendi. Tüm bu ifadeler ve deliller ışığında, mahkeme heyeti anne için tahliye kararı verirken, baba hakkındaki tutukluluk halinin devamına karar vererek davanın seyrini belirleyecek yeni gelişmeleri 4 Aralık'a bıraktı.

Yorumlar
Yorum yazma kurallarını okumuş ve kabul etmiş sayılırsınız