Antalya'nın Muratpaşa ilçesinde bulunan Güzeloba Mahallesi'nde 14 Eylül 2025 gecesi yaşanan trajik olay, spor camiasını ve bölge halkını derinden sarstı. Trabzonspor'un 1969-1977 yılları arasında formasını terleten eski futbolcu Mehmet Cemil Altın'ın oğlu Haluk Altın, işletmeciliğini yaptığı restoranda uğradığı silahlı saldırı sonucu yaşamını yitirdi. Olayın ardından başlatılan soruşturma süreci, Antalya Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından tamamlanarak mahkemeye sunulan iddianame ile yeni bir aşamaya taşındı. Antalya 4. Ağır Ceza Mahkemesi, sanık Ceyhun B. hakkında kasten öldürme ve ruhsatsız silah bulundurma suçlamalarını içeren iddianameyi kabul ederek yargılama sürecinin önünü açtı. Sanık için talep edilen ceza ise müebbet hapis oldu.
Restoranda başlayan tartışma kanlı bitti
Olay gecesi alkollü bir şekilde restorana gelen Ceyhun B., işletme sahibi Haluk Altın tarafından içeri alınmayınca ikili arasında gergin bir tartışma yaşandı. Çalışanların müdahalesiyle o an için yatıştırılan ortam, kısa süre sonra yerini büyük bir trajediye bıraktı. Restorandan ayrıldıktan sonra tekrar geri dönen Ceyhun B., yanında getirdiği tabancayla Haluk Altın'a ateş açtı. Ağır yaralanan Altın, olay yerine çağrılan sağlık ekiplerinin tüm müdahalelerine rağmen kurtarılamadı. Hayatını kaybeden Haluk Altın'ın cansız bedeni, otopsi işlemleri için Antalya Adli Tıp Kurumu morguna kaldırılırken, Cinayet Büro Amirliği ekipleri saldırganı kısa sürede yakalayarak gözaltına aldı. Emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edilen Ceyhun B., çıkarıldığı mahkemece tutuklanarak cezaevine gönderildi.
Sanıktan şaşırtan savunma: Niyetim yoktu
İddianamede yer alan savunmasında Ceyhun B., Haluk Altın ile ailece görüştüklerini ve babasının arkadaşının oğlu olduğunu belirterek, cinayeti işleme niyetinin olmadığını iddia etti. Olay gecesi arkadaşlarını bıraktıktan sonra restorana döndüğünde Altın ve çalışanlar tarafından darbedildiğini öne süren sanık, kendisini korumak amacıyla aracındaki ruhsatsız tabancaya yöneldiğini savundu. Boğuşma sırasında silahın iki kez ateş aldığını iddia eden Ceyhun B., pişman olduğunu dile getirdi. Ancak olayın tanığı olan kız arkadaşı Eda Ö.'nün ifadeleri, sanığın anlatımlarıyla çelişen detaylar içeriyor. Eda Ö., sanığın restorana gitmeden önce Haluk Altın ile telefonla görüştüğünü ve yalnız gelmesi konusunda uyarıldığını, ardından araçtaki tabancayı alarak işletmeye girdiğini ve arbede sırasında Haluk Altın'ın vuruldum diye bağırdığını anlattı.
Otopsi raporu vahşetin boyutunu gözler önüne serdi
Mahkeme dosyasına giren otopsi raporu, saldırının şiddetini ve detaylarını net bir şekilde ortaya koydu. Haluk Altın'ın vücudunda üç mermi giriş yarası ve bir çıkış yarası tespit edildi. Uzmanlar, yaralanmaların tamamının öldürücü nitelikte olduğunu ve atışlardan ikisinin çok yakın mesafeden, birinin ise uzak mesafeden yapıldığını belirledi. İç organlarda ve büyük damarlarda meydana gelen ağır hasar sonucu oluşan iç kanama, Haluk Altın'ın ölümüne neden oldu. Sanık Ceyhun B.'nin 4-5 yıl önce kimden aldığını hatırlamadığını iddia ettiği ruhsatsız silahın, bir ailenin hayatını kararttığı bu olayda nasıl kullanıldığı yargılama sürecinde detaylıca incelenecek. Mahkeme heyeti, tüm delilleri ve tanık ifadelerini değerlendirerek sanık hakkında nihai kararını verecek.