Samsun'da 5 Mart 2025 tarihinde yaşanan olay, boşanma aşamasındaki bir çiftin hukuk mücadelesinin trafikte nasıl bir şiddet eylemine dönüştüğünü gözler önüne serdi. Boşanma davası devam eden M.U. isimli kadının avukatlığını üstlenen Y.F.Ç., mesai bitiminde bürosundan ayrılıp aracıyla yola çıktığı sırada hayatının en korku dolu anlarını yaşadı. Avukat Y.F.Ç., seyir halindeyken arkasındaki aracın kendisini ısrarla takip ettiğini fark etti. Kısa süre sonra bu takibin tesadüf olmadığını anlayan avukat, aracın içindeki kişinin müvekkilinin boşanma aşamasındaki eşi mali müşavir Ö.U. olduğunu gördü.
Trafikte tehlikeli kovalamaca
Ö.U.'nun kullandığı araç, avukatın aracını yakın mesafeden taciz etmeye başladı. Trafik akışını hiçe sayan mali müşavir, avukatın aracını sıkıştırarak tehlikeli manevralar yapmaya devam etti. İddialara göre, kovalamaca sırasında hızını 130 kilometreye kadar çıkaran Ö.U., hem avukatın hem de diğer sürücülerin can güvenliğini ciddi şekilde tehlikeye attı. Büyük bir panik yaşayan avukat Y.F.Ç., durumu hemen emniyet birimlerine bildirerek yardım istedi. Korku dolu anların ardından en yakın polis merkezine sığınan avukat, kendisini trafikte taciz eden Ö.U.'dan şikayetçi oldu.
Mahkeme savunmayı inandırıcı bulmadı
Olayın ardından Samsun 13. Asliye Ceza Mahkemesi'nde dava süreci başladı. Sanık Ö.U., mahkemedeki savunmasında suçlamaları reddederek, avukatla trafikte karşılaşmasının tamamen tesadüf olduğunu ve aracını tanımadığını iddia etti. Ancak mahkeme heyeti, bu savunmayı deliller ışığında yetersiz buldu. Kent Güvenlik Sistemi (KGS) kameraları, olay anına ait kamera izleme tutanakları ve bilirkişi raporları, sanığın iddialarını çürüttü. Mahkeme, Ö.U.'nun eşiyle olan boşanma davası nedeniyle avukata karşı husumet beslediğini ve bu takibi kasıtlı olarak gerçekleştirdiğini tespit etti.
Israrlı takip suçundan hapis cezası
Dosyadaki delillerin sanığın suçunu sabit kıldığına hükmeden mahkeme, Ö.U.'yu Türk Ceza Kanunu'nun 123/A-1 maddesinde düzenlenen ısrarlı takip suçundan cezalandırdı. İlk etapta 8 ay hapis cezasına çarptırılan sanık hakkında, yargılama sürecindeki tutumu göz önünde bulundurularak 1/6 oranında indirim uygulandı ve ceza 6 ay 20 güne düşürüldü. Sanığın sabıka durumu ve yeniden suç işleme eğilimi gibi faktörleri değerlendiren mahkeme, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına veya cezanın ertelenmesine yer olmadığına karar vererek kararı kesinleştirdi.